Ücretsiz ön görüşmeHukuka uygunluk ön testi81 ilde sahaYazılı kapsam · KVKK
WhatsApp'tan yazın →
Kanıt Dedektiflik
Kurumsal İnceleme Güncelleme: 43 dk okuma

İş Hukukunda Haklı Fesih İçin Delil Standardı: İşverenin İspat Yükü

Haklı fesihte hangi delil yeterli? 4857 m.25/II bentleri, 6 iş günü ve 1 yıl, savunma, kamera ve kurumsal e-posta sınırları, işe iade davasında ispat.

Kanıt Dedektiflik Editör MasasıMevzuat kontrolü yapılmıştır

Kısa cevap

Haklı fesihte delil standardı, işverenin fesih bildiriminde yazdığı olgunun gerçekten yaşandığını, İş Kanunu m.25/II'deki bir bende girdiğini ve iş ilişkisini sürdürülemez kıldığını hukuka uygun delillerle ispatlamasıdır. Şüphe, söylenti veya tek bir kayıt çoğu zaman yetmez; olgu birbirini doğrulayan kaynaklarla kurulmalı, altı iş günlük süre kaçırılmamalı, kamera ve kurumsal e-posta KVKK sınırları içinde kullanılmalıdır.

  • İşe iade davasında feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükü İş Kanunu m.20 uyarınca işverendedir; haklı fesihte de fesih sebebine dayanan taraf olarak bu yük işverenin üzerindedir.
  • m.25/II'nin her bendi farklı bir olgu ister: devamsızlıkta günler ve mazeret yokluğu, görev ihmalinde yapılmış bir hatırlatma, hasarda otuz günlük ücreti aşan zarar ayrı ayrı ispatlanır.
  • Fesih bildirimine yazılan sebep davanın sınırını çizer; Yargıtay'ın genel eğilimine göre işveren, bildirimde göstermediği yeni bir sebebe davada sonradan dayanamaz.
  • Anayasa Mahkemesi, denetimin önceden açıkça bildirilmediği ve e-posta içeriğine kapsamı belirsiz biçimde erişilen bir fesih dosyasında hak ihlali bulmuş; açık bilgilendirme yapılan ve incelemenin iddiayla sınırlı tutulduğu dosyada ise ihlal görmemiştir.
  • Haklı nedeni ispatlayamayan işverenin geçerli fesih savunmasına tutunabilmesi, davranış nedenli fesihlerde çoğu zaman önceden alınmış bir savunmaya bağlıdır; savunma bu yüzden haklı fesihte de dosyanın sigortasıdır.
İçindekiler
İş Hukukunda Haklı Fesih İçin Delil Standardı: İşverenin İspat Yükü

Bir çalışanı haklı nedenle işten çıkarmaya hazırlanan yöneticinin cümlesi çoğu zaman "ne yaptığı belli" diye başlar. İş mahkemesindeki soru ise "nereden belli?" diye başlar. İki cümle arasındaki mesafe, haklı fesih delil standardının ta kendisidir: İşverenin fesih bildirimine yazdığı olgunun gerçekten yaşandığını, hukuka uygun yoldan elde edilmiş ve birbirini doğrulayan kayıtlarla gösterebilmesi.

Bu mesafe genellikle sanıldığından uzundur. Personel devam kontrol sistemi (PDKS) kaydı bir kartın turnikeden geçtiğini gösterir, kartı kimin taşıdığını değil. Kamera görüntüsü bir hareketi gösterir, niyeti değil. Bir e-posta dosyanın şirket dışına gittiğini gösterir; ama denetimin yapılabileceği çalışana önceden bildirilmemişse, o e-postayı açmak başlı başına bir hak ihlali tartışmasına dönüşebilir. Fesih kararı özünde doğru olsa bile delil dosyası zayıfsa işe iade davası işçi lehine sonuçlanabilir; delil güçlü olsa bile altı iş günü kaçırılmışsa derhal fesih hakkı düşer.

Bu rehber, işverenin ve avukatının fesih kararından önce sorması gereken soruları sırayla ele alıyor: delil standardının katmanları, ispat yükünün dağılımı, İş Kanunu m.25/II'deki her bendin ayrı ayrı ne istediği, delil türleriyle fesih gerekçelerinin eşleşmesi, m.26 süreleri, savunma, işçinin kişisel verisi, kurumsal e-posta ve kamera denetiminin sınırları ve işe iade davasında delilin sunumu.

Haklı fesihte delil standardı nedir?

Haklı fesihte delil standardı, işverenin fesih sebebi olarak gösterdiği olgunun gerçekleştiğini, bu olgunun İş Kanunu m.25'teki bir hâle girdiğini ve iş ilişkisinin devamını işverenden beklenemez kıldığını, hâkimde kanaat uyandıracak açıklıkta ve hukuka uygun delillerle gösterme yükümlülüğüdür. Kısacası mahkeme "büyük ihtimalle oldu" ile değil, "olduğu ispatlandı" ile çalışır.

Bu tanımın içinde üç ayrı soru vardır ve her biri ayrı bir delil ihtiyacı doğurur. Uygulamadaki fesih dosyalarının çoğu, bu üç sorudan yalnızca birine cevap verdiği için zorlanır.

Üç katman: olgu, nitelendirme, ağırlık

Birinci katman olgudur: Ne oldu, ne zaman, nerede, kim yaptı? "Çalışan 14 Mart'ta saat 10.00 ile 15.30 arasında işyerinde bulunmadı ve bu süre için izin almadı" bir olgudur. "Çalışan işini ihmal ediyor" ise bir değerlendirmedir. Mahkeme değerlendirmeyi değil olguyu ispat edilmiş sayar; değerlendirmeyi kendisi yapar.

İkinci katman nitelendirmedir: Bu olgu, m.25/II'nin hangi bendine girer? Hukuki nitelendirmeyi son tahlilde hâkim yapar, ama işverenin bildirimde dayandığı bendin gerektirdiği unsurları ispatlamış olması gerekir. Örneğin (h) bendine dayanılıyorsa görevin işçiye hatırlatıldığı da ispatlanmalıdır; yalnızca görevin yapılmadığını göstermek yetmez.

Üçüncü katman ağırlıktır: Olgu, iş ilişkisini sürdürülemez kılacak kadar ağır mı? Aynı olgu bir dosyada haklı fesih sebebi sayılırken başka bir dosyada ancak geçerli fesih ya da yalnızca bir uyarı sebebi sayılabilir. Ağırlığı belirleyen unsurlar arasında işçinin görevi ve güven pozisyonu, davranışın tekrarı, işverene verdiği zarar ve işyerinde aynı davranışa daha önce nasıl tepki verildiği bulunur.

Bu üç katmanın yanında bir de usul kontrolü vardır: Fesih hakkı m.26'daki süreler içinde kullanıldı mı, bildirim yazılı ve sebebi açık mı, savunma istendi mi? Usul kontrolü delil standardının bir parçası değildir ama standardı karşılayan bir dosyayı tek başına çökertebilir.

Şüphe, geçerli fesih ve haklı fesih: eşikler nasıl ayrılır?

İş Kanunu m.25/II'ye dayanan derhal fesih, iş hukukundaki en ağır sonuçlu fesih türüdür: İşçi bildirim süresi ve kıdem tazminatı olmadan işini kaybeder. Bu yüzden mahkemelerin bu fesih türünde ispatı daha sıkı aradığını varsaymak gerçekçidir. Aşağıdaki tablo, bir işverenin elindeki bulgunun hangi eşiği karşıladığını sınamak için kullanılabilir.

Eşik İspatlanması gereken Tipik sonuç Sık hata
Şüphe Henüz hiçbir şey; bir ihbar, iç gözlem veya kayıt sapması İnceleme başlatma sebebi; tek başına fesih sebebi değil Şüpheyi fesih bildirimine "tespit edilmiştir" diye yazmak
Şüphe feshi (geçerli fesih çerçevesinde) Şüpheyi haklı kılan ciddi, somut ve nesnel olgular; işçiye açıklama imkânı Bildirimli fesih; ihbar ve kıdem tazminatı ödenir Somut olgu yerine "güven kalmadı" demek
Davranış nedeniyle geçerli fesih (m.18) İşin görülmesini olumsuz etkileyen davranışın kendisi; önceden alınmış savunma (m.19) Bildirimli fesih; ihbar ve kıdem tazminatı ödenir, sebep ispatlanırsa işe iade talebi reddedilir Savunma almadan fesih
Haklı nedenle derhal fesih (m.25/II) Bende giren olgunun kendisi, ağırlığı ve m.26 süresi içinde kullanıldığı Bildirimsiz fesih; ihbar ve kıdem tazminatı ödenmez Etiketle fesih, süreyi kaçırmak
Ceza mahkûmiyeti Suçun bütün unsurlarının şüpheden uzak biçimde ispatı Ceza yaptırımı; fesih için ön şart değil Feshi ceza kararına bağlayıp süreyi kaçırmak

Tablonun ikinci satırı ayrıca açıklamayı hak ediyor. Öğretide ve Yargıtay kararlarında "şüphe feshi" olarak anılan durum, işçinin sözleşmeye aykırı bir davranışta bulunduğuna dair ciddi bir şüphenin taraflar arasındaki güveni ağır biçimde sarsmasıdır. Genel eğilim, bu durumu geçerli fesih çerçevesinde değerlendirmek ve işverenden şüphenin kendisini değil, şüpheyi haklı kılan somut olguları ispat etmesini beklemek yönündedir. İşçiye şüpheyi gidermesi için açıklama imkânı tanınması da bu değerlendirmede önem taşır. Haklı nedenle derhal fesihte ise kural olarak eylemin kendisinin ispatı aranır; "çok şüpheliydi" cümlesi derhal feshi taşımaz.

Ağırlık testi: aynı olgu neden her dosyada aynı sonucu doğurmaz?

Ağırlık, delil standardının en az konuşulan ama mahkemede çoğu zaman en çok tartışılan katmanıdır.

Tutarlılık da ağırlığın parçasıdır. İşyerinde yıllardır göz yumulan bir uygulama, örneğin vardiya sonunda erken çıkış ya da şirket aracının kısa özel kullanımı, bir gün yalnızca tek bir çalışan için haklı fesih sebebine dönüştürülürse, mahkeme bu seçiciliği sorgulayabilir. İş Kanunu m.5'teki eşit davranma ilkesi ve işçinin "feshin gerçek sebebi başka" iddiası bu noktada birleşir. Davranışı fesih sebebi yapmadan önce, işyerinde aynı davranışa daha önce nasıl tepki verildiğini gösteren kayıtları, yani uyarıları, duyuruları ve önceki disiplin işlemlerini dosyaya koymak gerekir.

İşverenin ispat yükü: kim neyi ispatlar?

İşe iade davasında feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü kanun gereği işverendedir. Haklı fesihte de fesih sebebine dayanan taraf işveren olduğundan, TMK m.6 ve HMK m.190'daki genel kural aynı sonuca götürür: Haklı nedeni ileri süren işveren onu ispatlar. İşçi ise feshin gerçekte başka bir sebebe, örneğin sendika üyeliğine, bir şikâyetine veya hamileliğine dayandığını ileri sürüyorsa bu iddiasını kendisi ispatlar.

Son fıkra pratikte şu anlama gelir: Haklı nedenle derhal fesih de işe iade davasında denetlenir. İş güvencesi kapsamındaki bir işçi (otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde, en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçi, m.18) feshe itiraz ettiğinde, mahkeme önce haklı nedenin ispatlanıp ispatlanmadığına bakar. İşçi iş güvencesi kapsamında değilse dava bu kez ihbar ve kıdem tazminatı alacağı olarak açılır; işveren tazminat ödememek için yine haklı nedeni ispatlamak zorundadır. Delil standardı iki davada da aynıdır, değişen yalnızca kaybetmenin bedelidir.

Kim neyi ispatlar? Bir dosyanın parça parça yükü

İspat yükünü "işverende" diye özetlemek doğrudur ama eksiktir. Bir fesih dosyasında birden fazla vakıa vardır ve her birinin yükü ayrı değerlendirilir.

Vakıa İspat yükü Pratik not
Fesih bildiriminin yapıldığı ve tebliğ tarihi İşveren İmzalı tebellüğ, imzadan kaçınma tutanağı veya noter ihtarnamesi
Fesih sebebi olan olgu İşveren Olgu bildirimde yazılan biçimiyle ispatlanır
Olgunun m.25/II bendinin unsurlarını taşıdığı ve ağırlığı İşveren (nitelendirmeyi hâkim yapar) Bendin her unsuru için ayrı delil gerekir
Fesih hakkının m.26 süreleri içinde kullanıldığı İşveren Öğrenme tarihi ve feshe yetkili makam belgelenmelidir; hak düşürücü süre mahkemece kendiliğinden gözetilir
Savunmanın alındığı (geçerli fesih değerlendirmesi için) İşveren Davet yazısı, tebliğ belgesi, savunma metni veya tutanağı
Feshin gerçekte başka bir sebebe dayandığı İşçi Zamanlama, önceki şikâyetler, eşit davranma ilkesine aykırılık
Devamsızlıkta mazeretin varlığı İşçi ileri sürer; işverenin araştırıp araştırmadığı da incelenir İşverenin mazeret soran yazısı dosyayı güçlendirir

Tablonun dördüncü satırı sık atlanır. HMK m.320/2, basit yargılama usulünde mahkemenin ilk duruşmada hak düşürücü süre hakkında tarafları dinleyeceğini düzenler. Bu, süre meselesinin davanın en başında, delilin içeriğine geçilmeden tartışılacağı anlamına gelir. Öğrenme tarihini belgeleyemeyen bir işveren, güçlü bir delil dosyasını hiç tartışamadan kaybedebilir.

Bildirime yazılan sebep davanın sınırını çizer

İş Kanunu m.19, fesih sebebinin "açık ve kesin" biçimde belirtilmesini ister. Yargıtay'ın genel eğilimi, işverenin fesih bildiriminde gösterdiği sebeple bağlı olduğu, davada bildirimde yer almayan yeni bir sebebe dayanamayacağı yönündedir. Bu ilke delil standardını doğrudan etkiler: İspat edilmesi gereken olgu, bildirimde yazılan olgudur. Bildirime "performans düşüklüğü ve güven kaybı" yazıp davada bir e-posta olayını ispatlamaya çalışmak, ispat edilen olguyla dayanılan sebebin birbirini tutmaması sonucunu doğurur.

Bunun tersi de bir hatadır: Bildirime "ne olur ne olmaz" diye on ayrı sebep sıralamak. Her sebep ayrı bir ispat yükü yaratır, zayıf sebepler güçlü olanın inandırıcılığını aşındırır ve işçi tarafına "işveren gerekçe arıyor" itirazını hazır eder. İyi bir bildirim, ispatı tamamlanmış bir veya iki olguyu, dayanılan bentle birlikte yazar.

Kontrol listesi: Fesih bildirimi göndermeden önce

  • [ ] Fesih türü ve dayanağı açıkça yazıldı: m.25/II'nin hangi bendine dayanılarak derhal fesih yapıldığı belirtildi.
  • [ ] Her olgu tarih, saat, yer ve davranışla anlatıldı; "güven kaybı", "işe uyumsuzluk" gibi etiketler tek başına kullanılmadı.
  • [ ] Bildirimdeki her olgunun dayandığı delil iç listede numarasıyla eşleştirildi ve dosyada hazır.
  • [ ] Suç isnadı yerine olgu dili kullanıldı; nitelendirme avukatla birlikte yapıldı.
  • [ ] Öğrenme tarihi ve feshe yetkili kişi veya kurul iç dosyada belgelendi; bildirim tarihi altı iş günü sınırının içinde.
  • [ ] Savunma istendi; savunma alındıysa içindeki yeni iddialar incelendi, alınamadıysa nedeni tutanakla belgelendi.
  • [ ] Bildirim yazılı yapıldı; tebliğ şekli ve tarihi (elden imzalı teslim, imzadan kaçınma tutanağı, noter veya iadeli taahhüt) belgelendi.
  • [ ] Ödenecek alacaklar (son ücret, kullanılmamış yıllık izin ücreti) ayrıca hesaplandı.

m.25/II halleri: her bent hangi olguyu ispat ister?

İş Kanunu m.25/II, "Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri" başlığı altında dokuz bent sayar. Her bent farklı bir olguyu tarif eder ve bu yüzden farklı bir delil ihtiyacı doğurur. Delil toplamaya başlamadan önce hangi bende dayanılacağını belirlemek, toplanacak delilin de çerçevesini çizer.

Aşağıdaki tablo bentlerin kanundaki karşılığını özetler ve her biri için ispatlanması gereken unsurları gösterir. Bent özetleri kanun metninden sadeleştirilmiştir; dosyada kanunun tam metnine dayanılmalıdır.

Bent Kanundaki hâl (özet) İspatlanması gereken Tipik delil Sık zayıf nokta
(a) Sözleşme yapılırken esaslı bir nokta için gerekli vasıf veya şart bulunmadığı hâlde bulunduğunu ileri sürerek ya da gerçeğe aykırı bilgi vererek işvereni yanıltma Beyanın kendisi, gerçeğe aykırılığı, vasfın sözleşmenin esaslı noktası olduğu Başvuru formu, özgeçmiş, diploma ve belge doğrulaması Esaslı olmayan bir bilgideki hata; bir yıllık sürenin hesabı
(b) İşveren veya aile üyelerinin şeref ve namusuna dokunan söz veya davranış; işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnat Sözün veya davranışın kendisi, muhatabı, ortamı; isnadın asılsızlığı Tanık, yazışma, kamuya açık paylaşım Tanığın sözü değil yorumunu aktarması
(c) İşverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunma Davranışın kendisi ve muhatabın istemediği Muhatabın yazışmaları, erken ve tutarlı şikâyet, tanık Mağdurun mahremiyetini koruyamayan inceleme
(d) İşverene, aile üyelerine veya başka işçiye sataşma; işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelme ya da işyerinde kullanma Saldırının veya etkilenmişlik hâlinin kendisi Olay tutanağı, tanık, kamera, işyeri hekimi kaydı Rıza dışı test; "kokuyordu" düzeyinde gözlem
(e) Güveni kötüye kullanma, hırsızlık, meslek sırlarını ortaya atma gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar Davranış ve bağlılık borcuyla ilişkisi Sistem kayıtları, e-posta, belgeler, sicil kayıtları, saha gözlemi Kullanıcı kodunu kişiyle özdeşleştirmek
(f) İşyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işleme Suçun işyerinde işlendiği ve cezaya ilişkin unsur Ceza dosyası ve hüküm Hükmü beklerken diğer bentlerin süresini kaçırmak
(g) İzin almaksızın veya haklı sebep olmaksızın ardı ardına iki iş günü, bir ay içinde iki kez tatil sonrası iş günü ya da bir ayda üç iş günü işe gelmeme Günler, izin yokluğu, haklı sebep yokluğu PDKS, günlük tutanak, mazeret soran yazı, SGK rapor kaydı Toplu ve geriye dönük tutanak; mazeretin araştırılmaması
(h) Yapmakla ödevli olduğu görevleri hatırlatıldığı hâlde yapmamakta ısrar Görevin sözleşme kapsamında olduğu, hatırlatma, ısrar Görev tanımı, yazılı talimat, ret tutanağı Sözlü hatırlatma; esaslı değişiklik niteliğindeki görev
(ı) Kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürme ya da otuz günlük ücretiyle ödeyemeyeceği derecede hasar veya kayba yol açma Kasıt veya ihmal; tehlike ya da zarar ve tutarı Olay tutanağı, iş sağlığı ve güvenliği kayıtları, ekspertiz, bordro Zarar tutarının ücretle karşılaştırılmaması

"Ve benzerleri": liste kapalı mı?

Başlıktaki "ve benzerleri" ibaresi, uygulamada bentlerin sınırlı sayıda olmadığı, benzer ağırlıktaki başka davranışların da haklı neden sayılabileceği şeklinde yorumlanır. Ancak bu esneklik ispat yükünü hafifletmez, ağırlaştırır. Bir davranışı sayılan bentlerden birine bağlayamayan işveren, hem olguyu hem de olgunun sayılan hâllerle aynı ağırlıkta olduğunu göstermek zorunda kalır. Bu yüzden dosyayı mümkün olduğunca belirli bir bende bağlamak, delil toplamayı da odaklar.

Devamsızlık (g): sayım kuralı ve mazeretin araştırılması

Devamsızlık en sık başvurulan bentlerden biridir ve davada en kolay tartışmalı hâle gelenlerden biridir; çünkü işveren çoğu zaman olgunun yarısını ispatlayıp diğer yarısını varsayar. Bent, işe gelmemenin yanında "izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın" olmasını da arar. PDKS kaydı ve günlük tutanaklar gelmeme olgusunu gösterir; izin ve mazeret yokluğunu ise işverenin işçiye ulaşma ve mazeret sorma girişimleri gösterir.

Güçlü bir devamsızlık dosyasında her gün için o gün düzenlenmiş, saat içeren ve en az iki tanığın imzaladığı bir tutanak bulunur. Üç günün tutanağını dördüncü gün tek kâğıtta düzenlemek, tutanağın geriye dönük hazırlandığı itirazını davet eder. İşçiye telefonla ulaşma denemeleri, gönderilen e-posta veya ihtarname ve "devamsızlığınızın sebebini belgeleriyle bildiriniz" içerikli bir yazı, mazeretin araştırıldığını gösterir. İşverenin erişimine açık SGK rapor kayıtlarının kontrol edildiğinin not edilmesi de, sonradan ortaya çıkan bir istirahat raporunun dosyayı çökertmesini önler.

Görev ihmali (h): hatırlatma ispatlanmadan bent oluşmaz

(h) bendinin kilit unsuru "hatırlatıldığı hâlde" ifadesidir. Görevin yapılmadığını göstermek yetmez; görevin işçiye hatırlatıldığı ve işçinin buna rağmen yapmamakta ısrar ettiği ispatlanmalıdır. Sözlü hatırlatma ispatı zorlaştırır; tarihli, görevi tanımlayan ve yerine getirilmezse sonucunu belirten yazılı bir talimat, ardından düzenlenen ret tutanağı ise bendin omurgasını oluşturur.

Görevin kendisi de sorgulanır. İşçiye iş sözleşmesinin ve görev tanımının dışında, çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde bir iş verilmişse, İş Kanunu m.22 uyarınca bu değişiklik işçinin yazılı kabulü olmadan onu bağlamaz. Bu durumda görevi reddetmek (h) bendindeki ısrar sayılmaz. Görev tanımını, sözleşmeyi ve görevin işyerinde daha önce aynı işçiye verilip verilmediğini dosyaya koymak bu itirazı karşılar.

(f) bendi neden az kullanılır?

(f) bendinin lafzı "cezası ertelenmeyen" bir suçtan söz ettiği için, bu bende dayanmak çoğu zaman ceza yargılamasının sonucunu beklemeyi gerektirir. Ceza yargılaması aylar, bazen yıllar sürer. Bu yüzden uygulamada aynı olgu çoğu dosyada, ceza kararı beklenmeden (d) veya (e) bendi kapsamında değerlendirilir: Sataşma (d), hırsızlık veya güveni kötüye kullanma (e) bentleri olgunun kendisinin ispatını yeterli sayar. Hangi bende dayanılacağı, sürelerle birlikte avukatla belirlenmelidir.

Taciz dosyalarında (c): ispat ve mahremiyet aynı anda

Cinsel taciz iddiasında işveren iki yükümlülüğü birlikte taşır. TBK m.417, işverene işçilerin cinsel tacize uğramamaları ve uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri alma borcu yükler. Öte yandan fesih kararı verilecekse iddianın ispatı gerekir. Bu dosyalarda tanık çoğu zaman yoktur; delil, muhatabın kendisine gelen mesajlar, olaydan kısa süre sonra yapılan ve tutarlı kalan şikâyet, davranış değişikliğini gören çalışma arkadaşlarının anlatımı ve varsa ortak alan kaydıdır.

Mağdurun kendi telefonuna gelen mesajları sunması, bir haberleşmenin tarafı olarak kendi verisini kullanmasıdır ve başkasının cihazına girmekten tamamen farklıdır. İnceleme ise mağdurun kimliğini ve anlatımını gereksiz kişilerle paylaşmadan yürütülmelidir; cinsel hayata ilişkin veriler KVKK m.6 kapsamında özel nitelikli kişisel veridir. Taciz iddiasında hızlı ama özensiz bir fesih, hem işe iade davasını hem de mağdurun güvenini aynı anda kaybettirebilir.

İşe girişte yanıltma (a) ve rakip için çalışma (e)

(a) bendinde ispat yükü üç halkalıdır: işçinin beyanı, beyanın gerçeğe aykırılığı ve beyan edilen vasfın sözleşmenin esaslı noktası olması. Bir mühendislik kadrosu için diploma esaslıdır; özgeçmişte bir hobinin abartılması değildir. Yanıltma sözleşme anında gerçekleştiğinden, fiilden itibaren bir yıllık sürenin nasıl hesaplanacağı ve maddi çıkar istisnasının uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalı olabilir; bu bentte süre değerlendirmesini avukatınızla ayrıca yapın.

(e) bendi ise kapsamı en geniş olan benttir. Hırsızlık ve güveni kötüye kullanmanın yanında, iş ilişkisi sürerken rakip bir işletmede çalışmak veya kendi işverenine rakip bir iş kurmak da çoğu zaman bu bent kapsamında değerlendirilir. TBK m.396, işçinin hizmet ilişkisi devam ettiği sürece sadakat borcuna aykırı olarak ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamayacağını ve özellikle kendi işvereniyle rekabete girişemeyeceğini düzenler. Bu tür dosyalarda delil çoğu zaman şirket içinde değil dışarıdadır: ticaret sicili ilanları, kamuya açık internet siteleri, rakip işletmenin müşterilere yaptığı teklifler ve kamuya açık alanlarda yapılan gözlem.

Delil türü × fesih gerekçesi: hangi delil neyi taşır?

Hiçbir delil türü her fesih gerekçesi için aynı ağırlıkta değildir. PDKS kaydı devamsızlıkta ana delildir ama hakaret iddiasında işe yaramaz; kurumsal e-posta görev ihmalinde güçlüdür ama devamsızlıkta sınırlı kalır. Doğru soru "elimizde ne var?" değil, "dayandığımız bendin her unsurunu hangi delil taşıyor?" sorusudur.

Aşağıdaki tablo, sık kullanılan delil türlerini en sık karşılaşılan fesih gerekçeleriyle eşleştirir. Hücreler genel bir yönelim gösterir; her dosyada delilin gerçek değeri, nasıl elde edildiğine ve diğer delillerle ne kadar tutarlı olduğuna bağlıdır.

Delil türü Devamsızlık (g) Görevi yapmama (h) Sataşma, hakaret (b, d) Cinsel taciz (c) Güveni kötüye kullanma, rekabet (e) Hasar, iş güvenliği (ı)
Olay günü düzenlenmiş tutanak ve tanık Ana Ana Ana Destek Destek Ana
PDKS ve kartlı geçiş kaydı Ana Sınırlı — — Destek Sınırlı
Ortak alan kamerası (sessiz) Destek Destek Destek Sınırlı Destek Ana
Kurumsal e-posta ve sistem kayıtları Sınırlı Ana Destek Destek Ana Destek
Muhatabın kendisine gelen mesajlar — — Ana Ana Sınırlı —
Yazılı talimat, ihtar ve tebliğ belgesi Ana (mazeret sorma) Ana (hatırlatma) — — Sınırlı Destek
SGK rapor ve sağlık kayıtları Ana (mazeret) — Sınırlı — Destek (raporluyken çalışma) —
Kamuya açık sicil kayıtları ve paylaşımlar — — Destek Sınırlı Ana (rakip işletme, ortaklık) —
Kamuya açık alanda hukuka uygun saha gözlemi Destek — — — Ana (mesai içinde başka işte çalışma) —
Bilirkişi veya uzman incelemesi — Sınırlı — — Destek (dijital iz) Ana (zarar tutarı)
Savunma ve savunmadaki kabul Destek Destek Destek Destek Destek Destek

Ana: olgunun çekirdeğini taşıyabilecek kaynak; yine de ikinci bir kaynakla desteklenmesi önerilir. Destek: olguyu doğrulayan veya bağlamını veren kaynak. Sınırlı: yalnızca belirli koşullarda işe yarayan kaynak. —: tipik olarak ilgisiz.

Tablonun son satırının her sütunda "Destek" olması bilinçlidir. Savunmadaki kabul güçlü bir delil olsa da fesih dosyası onun üzerine kurulmamalıdır; savunma alındıktan sonra işçi beyanını geri alabilir, baskı altında verdiğini ileri sürebilir ya da kabulünü bir mazeretle sınırlayabilir. Kabul, zaten kurulmuş bir delil yapısını doğruladığında değerlidir.

İki bağımsız kaynak ilkesi

Güçlü fesih dosyalarının ortak özelliği, her olgunun birbirinden bağımsız en az iki kaynakla desteklenmesidir. Bağımsızlık önemlidir: Aynı yöneticinin düzenlediği tutanak ve aynı yöneticinin o gün attığı e-posta iki ayrı belge ama tek bir kaynaktır. PDKS kaydı ile ortak alan kamerasının aynı saati göstermesi ise iki farklı sistemin aynı olguyu doğrulamasıdır.

Bağımsız kaynak, tek kaynağın zayıf noktasını kapatır. PDKS kaydı kart paylaşımı itirazına açıktır; kamera görüntüsü o anda kartı kimin okuttuğunu gösterir. Bir sistem kaydı kullanıcı kodunu gösterir; aynı saatte o kişinin bilgisayar başında olduğunu gösteren kamera ya da giriş kaydı kodu kişiye bağlar. Bir tanık "bağırdığını duydum" der; aynı dakikada işyeri grubuna yazılan mesaj ne söylendiğini gösterir.

Tutanak ve tanık: işverenin kendi belgesi ne zaman güç kazanır?

İşverenin düzenlediği tutanak, işverenin kendi belgesidir ve tek başına sınırlı bir ağırlık taşır. Yargıtay'ın genel eğilimi, tutanak içeriğinin düzenleyenlerin tanık olarak dinlenmesiyle doğrulanmasını beklemek yönündedir. Bu nedenle tutanak, imzalayan herkesin kendi gördüğünü ve duyduğunu, olay anına yakın bir zamanda, saat belirterek yazdığı bir belge olmalıdır. "Duyduğumuza göre" diye başlayan ya da olaydan günler sonra toplu imzaya açılan tutanak, duruşmada ilk soruda zayıflar.

Tanık seçiminde de aynı özen gerekir. İşyerinde çalışmaya devam eden tanıkların beyanları, işverene bağımlılıkları nedeniyle mahkemelerce dikkatle değerlendirilir; bu, onları dinletmemek için değil, anlatımlarını belge ve kayıtla desteklemek için bir nedendir. Tanığın sözü aktarması, yorumunu aktarmasından her zaman daha değerlidir: "Müdüre hakaret etti" değil, "Müdüre şu kelimeleri söyledi" cümlesi ispatı taşır.

Elektronik kayıtlar: hesap kişi değildir

Kurumsal kaynak planlama (ERP) ve satış noktası (POS) yazılımlarının, e-posta sunucusunun ve erişim kontrol sistemlerinin kayıtları HMK m.199 anlamında belgedir ve doğru korunduklarında güçlü delildir. Ancak her kayıt bir kişiyi değil bir hesabı, bir kartı ya da bir cihazı gösterir. Şifre paylaşımı, açık bırakılmış oturum, ortak kullanılan bilgisayar ve devredilmiş kart, mahkemede ilk sorulan sorulardır. Hesabı kişiye bağlayan ikinci bir kaynak, örneğin aynı anın kamera görüntüsü, PDKS kaydı veya işçinin savunmasındaki kabul, kaydı delile dönüştürür.

Kayıtların bütünlüğü de ayrı bir sorundur. Sistemden yapılan dışa aktarımın tarihi, yapan kişi, kullanılan yöntem ve dosyanın hash değeri kayda geçirilmezse karşı taraf kaydın sonradan değiştirildiği itirazında bulunabilir. Hash değeri, dosyanın içeriğinden hesaplanan ve tek bir bit değiştiğinde farklılaşan sayısal bir parmak izidir; aynı değerin sonradan yeniden hesaplanabilmesi, dosyanın dışa aktarımdan beri değişmediğini gösterir. Elektronik verinin mahkemeye hangi biçimde sunulacağını ve bilirkişi incelemesinde neye bakıldığını dijital delilin mahkemede kabulü rehberinde ayrıntılı ele aldık.

Saha gözlemi ve dedektif raporu: işyeri dışındaki olgular

Bazı fesih gerekçelerinin delili işyerinde değil, dışarıdadır. Mesai saatinde müşteri ziyaretinde görünen bir satış temsilcisinin aslında kendi işiyle ilgilenmesi, istirahat raporluyken başka bir işyerinde çalışılması ya da iş ilişkisi sürerken rakip bir işletmenin tezgâhında durulması bu tür olgulardır. Bunlar ancak kamuya açık alanlarda yapılan gözlemle, iddiayla sınırlı bir süre ve kapsamda, kişinin özel alanına girmeden belgelenebilir.

Dedektif raporu iş mahkemesinde bir bilirkişi raporu değildir; HMK m.293'teki uzman görüşü de bilimsel bir mütalaayı ifade eder ve saha gözlemiyle karıştırılmamalıdır. Rapordaki fotoğraf ve videolar belge olarak sunulur, gözlemi yapan kişi tanık olarak dinlenebilir, hâkim bunları diğer delillerle birlikte değerlendirir. Mesai içi ve mesai dışı ayrımının, aydınlatma yükümlülüğünün ve orantılılığın sahada nasıl uygulandığını personel takibinin yasal sınırlarını anlatan yazıda ayrıca inceliyoruz; hizmetin kapsamı ise personel takibi sayfasında yer alıyor.

Altı iş günü ve bir yıl: öğrenme anı nasıl belgelenir?

İş Kanunu m.26'ya göre derhal fesih hakkı, fesih sebebinin öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü içinde ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; işçi olayda maddi çıkar sağlamışsa bir yıllık sınır uygulanmaz. Delil standardı açısından asıl soru "öğrenme"nin ne zaman gerçekleştiğidir, çünkü delil toplamanın bütün zamanı bu iki tarih arasında sıkışır.

Kanunda bu süreleri durduran bir hüküm yoktur; tartışma, sürenin ne zaman başladığı üzerinedir. Burada iki ihtiyaç çatışır. İşveren, fesih sebebini ispat edecek delili toplamak için zamana ihtiyaç duyar; işçi ise işverenin "hâlâ araştırıyorduk" diyerek süreyi sınırsız uzatmamasını bekler. Yargıtay'ın genel eğilimi bu dengeyi şöyle kurar: Olay gerçekten bir inceleme gerektiriyorsa, süre incelemenin sonucunun feshe yetkili makama ulaştığı tarihten başlatılabilir; ancak incelemenin olay öğrenildikten sonra gecikmeden başlatılması ve makul bir sürede tamamlanması beklenir. Belirsiz bir söylenti öğrenme sayılmaz; fesih sebebini oluşturan olgunun yeterli açıklıkta bilinmesi öğrenmedir.

Öğrenme anı: dosya türüne göre başlangıç noktası

Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan durumlarda sürenin başlangıcına ilişkin genel eğilimi ve dosyada bulunması gereken kanıtı özetler. Somut olayın özellikleri sonucu değiştirebileceğinden, bu tablo bir hesaplama aracı değil, belgeleme rehberidir.

Durum Sürenin başlangıcı (genel eğilim) Dosyada bulunması gereken
Feshe yetkili kişi olayı doğrudan görür veya açık bir delille öğrenir Öğrendiği gün O güne ait tarihli not, e-posta veya tutanak
Feshe yetkisi olmayan bir amir öğrenir Olayın feshe yetkili kişiye veya kurula ulaştığı gün; gecikmeli iletim ayrıca tartışılır Amirin iletim tarihini gösteren yazışma; gecikme varsa nedeni
Olay inceleme gerektirir (müfettiş, iç denetim, dış araştırma) İnceleme sonucunun feshe yetkili makama sunulduğu gün; inceleme gecikmeden başlatılmış ve makul sürede bitirilmişse İnceleme onayı, başlama ve bitiş tarihleri, rapor teslim yazısı
İç yönetmelik veya toplu iş sözleşmesi bir disiplin kurulu öngörür Çoğunlukla kurul kararının feshe yetkili makama ulaştığı gün; kurulun bekletilmesi aleyhe yorumlanabilir Kurula sevk, toplantı ve karar tarihleri; kararın iletildiği gün
Fesih yetkisi yönetim kurulundadır Konunun kurula ulaştığı gün; olağan toplantı takvimi süreyi kendiliğinden uzatmaz Kurul başkanına teslim yazısı, karar tarihi, gerekiyorsa toplantısız karar veya yetki devri
Süreklilik gösteren davranış (devam eden rekabet, tekrarlayan devamsızlık) Uygulamada çoğunlukla son eylem esas alınır Eylemlerin tarih listesi ve son eylemin tespiti
İşçi olayda maddi çıkar sağlamıştır Altı iş günü işler; bir yıllık sınır uygulanmaz Maddi çıkarı gösteren kayıt

İş günü hesabı ve "son gün" disiplini

Altı iş günü takvim günü değildir; hafta tatili ve resmî tatil günleri sayılmaz, öğrenme günü de genellikle hesaba katılmaz. Cumartesinin iş günü sayılıp sayılmayacağı işyerinin çalışma düzenine göre tartışılabilir; bu belirsizliği taşımamak için Cumartesiyi iş günü kabul edip en kısa takvimle planlamak en güvenli yoldur. Bildirimin işçiye ulaştığı tarihi de bu takvimin içinde tutmak, "bildirim süre içinde gönderildi ama süre dolduktan sonra ulaştı" tartışmasını baştan kapatır.

Pratik bir alışkanlık önerelim: Fesih dosyasının kapağına üç tarih yazılır. Öğrenme tarihi ve dayanağı, feshe yetkili makam ve bu makama ulaşma tarihi, en kısa hesaba göre son fesih günü. Bu üç satır dosyada yoksa, mahkemenin ilk duruşmada soracağı sorunun cevabı da yok demektir.

Savunma alma (m.19): haklı fesihte neden hâlâ belirleyici?

İş Kanunu m.19, davranış veya verim nedeniyle fesihten önce savunma alınmasını zorunlu tutar, ama işverenin m.25/II'ye uygun fesih hakkını saklı bırakır. Yani haklı nedenle derhal fesihte savunma, kanun gereği bir geçerlilik şartı değildir. Delil standardı açısından ise savunma iki ayrı iş görür: Dosyanın en güçlü ya da en zayıf delillerinden birini üretir ve haklı neden ispatlanamazsa geçerli fesih değerlendirmesinin kapısını açık tutar.

Geçerli fesih yedeği: savunma yoksa yedek de yok

İşe iade davalarında sık görülen bir tablo şudur: İşveren olguyu ispatlar, ama mahkeme olgunun derhal feshi gerektirecek ağırlıkta olmadığı kanaatine varır. Yargıtay'ın genel eğilimi, bu durumda olgunun geçerli fesih sebebi oluşturup oluşturmadığının da değerlendirilmesi yönündedir. Geçerli sebep kabul edilirse işe iade talebi reddedilir; ama fesih artık bildirimli feshin sonuçlarını doğurduğundan işçi ihbar ve kıdem tazminatı talep edebilir.

Bu yedek, davranış nedeniyle geçerli feshin m.19'daki savunma şartına bağlıdır. Savunma hiç istenmemişse, olgu geçerli sebep ağırlığında olsa bile fesih bu yönden de sakatlanabilir ve işe iade riski doğar. Dolayısıyla haklı fesihte savunma almamak, "kanun istemiyor" diye atlanabilecek bir adım değil, dosyanın ikinci savunma hattını kendi elinizle kaldırmaktır.

Savunmanın içeriği delil standardını nasıl değiştirir?

Savunma, işverenin topladığı delilin sınandığı ilk yerdir. İşçinin vereceği cevap, işverenin dosyasında hangi boşluğun kapatılması gerektiğini çoğu zaman mahkemeden önce gösterir.

Savunmada ne olur? Delil standardına etkisi İşverenin yapması gereken
Olgu açıkça kabul edilir Güçlü delil; ama tek başına bırakılmaz Kabulün baskısız ortamda, okunup imzalanarak alındığını belgelemek; diğer delillerle eşleştirmek
Olgu kabul edilir, mazeret ileri sürülür ("amirim sözlü izin verdi") Tartışma olgudan mazerete kayar Mazereti fesihten önce araştırmak: amirle görüşmek, yazışmaları kontrol etmek
Olgu inkâr edilir, başka bir açıklama verilir İşverenin delili bu açıklamayı çürütebilmeli Açıklamayı test eden kaydı aramak; örneğin kart paylaşımı iddiasında aynı anın kamera görüntüsü
Savunma verilmez İkrar sayılmaz; fesih diğer delillere dayanır Davetin somut olgularla ve makul süreyle yapıldığını, tebliğ edildiğini belgelemek
Başka bir çalışanın sorumluluğu ileri sürülür İnceleme kapsamı genişleyebilir Yeni iddiayı kayda geçirip incelemek; süre takvimini yeniden gözden geçirmek
İşverene karşı iddia ileri sürülür (psikolojik taciz, sendikal neden, önceki şikâyet) "Feshin gerçek sebebi başka" itirazının temeli atılır İddianın tarihlerini ve fesih kararının bağımsız gerekçesini belgelemek

Tablonun ikinci satırı en sık karşılaşılan durumdur. "Amirim biliyordu", "herkes böyle yapıyordu", "sistem bana bu yetkiyi verdi" türünden mazeretler fesihten önce araştırılmazsa, mahkemede ilk kez işverenin karşısına çıkar. O noktada amirin tanık olarak ne söyleyeceği, işverenin kontrolünde değildir.

Savunma tutanağının kendisi de delildir ve aynı özenle hazırlanır. İşçinin anlatımı kendi cümleleriyle yazılır, okuması ve düzeltmesi için zaman tanınır, imzalı bir nüsha kendisine verilir. Savunma süreci makul tutulmalıdır: Hazırlanması için birkaç gün tanımak olağandır, ama haftalarca beklemek altı iş günlük süre hesabını tartışmaya açar.

İşçinin kişisel verisi: TBK m.419 ve KVKK fesih dosyasını nasıl sınırlar?

TBK m.419'a göre işveren, işçiye ait kişisel verileri ancak işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir. KVKK ise bu kullanımın m.5'teki bir hukuki sebebe, m.4'teki belirli ve meşru amaç ile ölçülülük ilkelerine dayanmasını ve çalışanın m.10 uyarınca önceden aydınlatılmasını ister. Fesih dosyası, bu iki süzgeçten geçen verilerle kurulur.

Bu çerçeve, delil standardının görünmeyen bir boyutudur. Bir kayıt olguyu kusursuz biçimde ispatlasa bile, işçinin "verilerim hukuka aykırı işlendi" itirazı dosyanın merkezine yerleşebilir. Anayasa Mahkemesi'nin aşağıda ele aldığımız e-posta kararı, derece mahkemelerinin bu itirazı karşılamadan karar vermesini hak ihlali saymıştır; bu yüzden işverenin yalnızca olguyu değil, olguyu gösteren verinin nasıl işlendiğini de açıklayabilmesi gerekir.

Amaç sınırlaması: veri hangi amaçla toplandı?

Uygulamadaki en yaygın sorun, bir amaçla toplanan verinin başka bir amaçla kullanılmasıdır. Güvenlik amacıyla kurulan kamera, bordro için tutulan PDKS kaydı, iş sağlığı ve güvenliği için tutulan sağlık dosyası ve filo yönetimi için kurulan araç takip sistemi, bir gün fesih dosyasına girer. Bu kullanımın savunulabilir olması için aydınlatma metninin disiplin süreçlerini ve hukuki uyuşmazlıklarda delil olarak kullanımı da kapsaması, en azından bu amacın ilk amaçla bağdaşır olması gerekir.

Bu yüzden fesih kararından önce sorulacak ilk sorulardan biri, ilgili sistemin aydınlatma metninde ne yazdığıdır. Aydınlatma metni yalnızca "işyeri güvenliği" diyorsa, aynı kameranın çalışanın masada ne kadar oturduğunu ölçmek için kullanılması tartışmaya açıktır; depodan mal çıkarılmasını göstermek için kullanılması ise güvenlik amacıyla doğrudan bağlantılıdır.

İşçinin özel hayatı: işverenin ilgi alanı nerede biter?

İşverenin meşru ilgi alanı, iş sözleşmesiyle bağlantılı olgulardır. İş ilişkisi sürerken rakip bir işletmede çalışmak, istirahat raporluyken başka bir işte çalışmak ya da işveren hakkında kamuya açık biçimde asılsız isnatta bulunmak, mesai dışında gerçekleşse bile sözleşmeyle bağlantılıdır. İşçinin özel ilişkileri, borçları, siyasi görüşü, sağlık durumunun ayrıntısı ya da boş zamanını nasıl geçirdiği ise kural olarak bu alanın dışındadır.

Özel nitelikli veriler ayrıca dikkat ister. Bir devamsızlık dosyasında istirahat raporunun tarih aralığı yeterlidir; tanı bilgisini dosyaya koymaya gerek yoktur. Sendika üyeliği zaten İş Kanunu m.18 uyarınca geçerli fesih sebebi olamaz ve fesih dosyasında yer alması "gerçek sebep başka" itirazına zemin hazırlar. Dış araştırmacıyla çalışıldığında veri sorumlusu ve veri işleyen rollerinin nasıl ayrılacağını KVKK ve dedektiflik ilişkisini anlatan rehberde ele aldık.

Kontrol listesi: Bir kaydı fesih dosyasına koymadan önce

  • [ ] Kayıt, fesih bildiriminde dayanılan olguyla doğrudan ilgili; "belki işe yarar" diye eklenmiyor.
  • [ ] Kaydın toplandığı sistem için çalışanlara önceden aydınlatma yapılmış; aydınlatma metni disiplin süreçlerini veya hukuki uyuşmazlıkları kapsıyor ya da bu kullanım ilk amaçla bağdaşıyor.
  • [ ] Aynı olgu daha az müdahaleci bir kaynakla (akış bilgisi, ortak alan kaydı) gösterilebiliyorsa o kaynak tercih edildi.
  • [ ] Kayıttaki, olguyla ilgisiz özel hayat bilgileri ayıklandı veya maskelendi.
  • [ ] Özel nitelikli veri (sağlık, sendika, cinsel hayat, inanç) yalnızca zorunlu olduğu ölçüde ve en dar biçimde yer alıyor.
  • [ ] Tanıkların, müşterilerin ve diğer çalışanların yüzleri, adları ve iletişim bilgileri gerekmedikçe maskelendi.
  • [ ] Kayda kimin, ne zaman ve hangi amaçla eriştiği bir erişim listesine yazıldı.
  • [ ] Kaydın ne kadar saklanacağı ve uyuşmazlık sona erdiğinde nasıl imha edileceği belirlendi.

Kurumsal e-posta ve cihaz denetimi: sınır nerede çizilir?

Kurumsal e-posta ve şirket cihazları, fesih dosyalarında en güçlü delillerin kaynağıdır; aynı zamanda en sık hak ihlali tartışmasına konu olan alandır. Anayasa Mahkemesi'nin iki kararı sınırı netleştirir: Denetimin önceden açıkça bildirilmediği ve içeriğe kapsamı belirsiz biçimde erişildiği bir dosyada ihlal bulunmuş; açık bilgilendirme yapılan ve incelemenin iddiayla sınırlı tutulduğu bir dosyada ihlal bulunmamıştır.

İki karar arasındaki fark, bir işverenin uygulayacağı yöntemin özetidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi'nin 5 Eylül 2017 tarihli Bărbulescu / Romanya kararı (başvuru no. 61496/08) da benzer ölçütleri öne çıkarır: çalışanın denetim ihtimali ve niteliği hakkında önceden bilgilendirilip bilgilendirilmediği, denetimin kapsamı ve müdahalenin derinliği, işverenin meşru gerekçesi, daha az müdahaleci bir yöntemin mümkün olup olmadığı, denetimin çalışan açısından sonuçları ve sağlanan güvenceler.

Akış bilgisi önce, içerik sonra

Anayasa Mahkemesi'nin vurguladığı ayrım, iletişimin akışı ile içeriği arasındadır. Akış bilgisi; iletinin kimden kime, ne zaman gittiğini, ekin adını ve boyutunu gösterir. İçerik ise iletinin metni ve ekin kendisidir. İçeriğin incelenmesi için daha ciddi bir gerekçe aranır. Bir şüphe durumunda önce akış bilgisine bakmak, çoğu zaman olgunun iskeletini çıkarır: Belirli bir tarihte, belirli bir dış adrese, belirli bir adla ek gönderilmiş midir? İçerik incelemesi ancak bu iskelet ortaya çıktıktan sonra ve yalnızca o iletilerle sınırlı yapılır.

Denetim katmanı Örnek Aranan gerekçe Risk düzeyi
Politika ve aydınlatma Kullanım politikası, imzalı taahhüt, aydınlatma metni Sonraki her katmanın ön koşulu Yoksa her katman tartışmalı
Akış bilgisi Gönderen, alıcı, tarih, ek adı ve boyutu Somut bir şüphe Düşük–orta
Muhatap, dönem ve anahtar kelimeyle sınırlı arama Belirli dönemde belirli bir dış adrese giden iletiler İddiayla doğrudan bağlantı ve yazılı arama protokolü Orta
Posta kutusunun tamamı Yıllara yayılan bütün yazışmalar Pratikte savunulması çok zor Yüksek
Kişisel klasör, "özel" işaretli ileti, kişisel web postası Çalışanın şirket bilgisayarından açtığı kişisel hesap Kural olarak yok Ceza ve delil yasağı riski

Uygulamada iyi bir e-posta incelemesi şu sırayla yürür: Arama protokolü avukatla birlikte yazılır ve dönem, muhataplar ve anahtar kelimeler baştan belirlenir. İlgili posta kutusunun kopyası bağımsız bir uzman tarafından alınır, hash değeri kaydedilir, inceleme kopya üzerinde ve en az iki kişiyle yapılır. Her arama ve açılan her ileti bir kayıtta tutulur. Aramada ilgisiz kişisel bir yazışma çıkarsa okunmaz, dosyaya girmez ve fesih bildirimine konu edilmez.

İşyeri kamerası: kayıt fesih delili olarak ne zaman ayakta kalır?

İşyeri kamerası, ortak alanlarda görünür biçimde kurulmuş, çalışanlara önceden duyurulmuş ve kaydı fesih sebebiyle ilgili kesitlerle sınırlı kullanılmışsa işe iade davasında ayakta kalır. Kamerayla ilgili tartışmaların çoğu kaydın kendisinden değil, nasıl seçildiğinden ve nasıl sunulduğundan çıkar.

Kameranın sınırları da baştan bellidir. Soyunma odası, tuvalet ve dinlenme alanı gibi özel alanlar hiçbir koşulda kayıt alanı değildir; ses kaydı yapan sistemler ise konuşmaların kaydedilmesi suçu (TCK m.133) tartışmasını doğurur. Bu bölüm, hukuka uygun kurulmuş bir kameranın kaydının mahkemede nasıl savunulacağına odaklanıyor.

Kamera kaydına yöneltilen itirazlar ve cevapları

İtiraz Neden ciddiye alınır? Hazırlanacak cevap
"Görüntüdeki kişi ben değilim." Kamera açısı, düşük çözünürlük, yüzün görünmemesi Kıyafet, kart okuma kaydı, PDKS ve başka açılardan görüntü ile eşleştirme
"Kesit bağlamından koparılmış." Yalnızca olay anı sunulmuştur Olayın birkaç dakika öncesini ve sonrasını içeren kesit; tam kaydın korunduğu bilgisi
"Saat yanlış." Kayıt cihazlarının saati zamanla kayar Dışa aktarım günü cihaz saati ile gerçek saat arasındaki farkın tutanağa yazılması
"Kayıt değiştirilmiş." Ekrandan çekilmiş veya dönüştürülmüş dosya Orijinal formatta dışa aktarım, hash değeri, dışa aktarımı yapanın beyanı
"Kameradan haberim yoktu." Aydınlatma yükümlülüğü İmzalı aydınlatma metni, levha fotoğrafı, kurulum tarihi
"Beni sürekli izlediler." Ölçülülük ilkesi Erişim listesi; yalnızca iddiayla ilgili kesitlerin izlendiğinin kaydı

Saklama süresi ayrı bir tuzaktır. Kayıt cihazlarının çoğu disk dolduğunda en eski kaydın üzerine yazar; işe iade davası ise fesihten aylar sonra görülür ve istinaf aşamasına uzayabilir. Fesih kararı verildiği anda ilgili kesitler, öncesi ve sonrasıyla birlikte, orijinal formatta dışa aktarılmalı ve dava süresince korunmalıdır. Tam gün kaydının saklanması ise ihtiyaç ve ölçülülük ölçüsünde değerlendirilir; "her ihtimale karşı her şeyi saklamak", KVKK m.4'teki verinin işlendiği amaç için gerekli süre kadar muhafaza edilmesi ilkesine aykırı düşebilir.

Kameranın fesih gerekçesiyle uyumu da sorgulanır. İş güvenliği talimatına aykırı bir makine kullanımı ya da bir sataşma anı, güvenlik amaçlı bir kameranın doğal kapsamındadır. Aynı kameranın görüntülerini bir çalışanın günlük mola sürelerini dakika dakika saymak için taramak ise amaçla bağlantıyı zorlar ve "beni hedef aldılar" itirazına güç verir.

İşe iade davasında delilin sunumu: arabuluculuktan karara

İşe iade davasında işveren, delillerini cevap dilekçesiyle birlikte ve her delilin hangi olguyu ispat ettiğini belirterek sunmak zorundadır. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulandığından (7036 sayılı Kanun m.7), savunmayı genişletme ve değiştirme yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar (HMK m.319). Bu yüzden delil dosyası, dava açıldığında değil, fesih bildirimi gönderildiğinde hazır olmalıdır.

Aşağıdaki takvim, fesih bildiriminden işe iade kararının sonuçlarına kadar her aşamada işverenin delil tarafında ne yapması gerektiğini gösterir.

Aşama Süre ve dayanak İşverenin delil işi
Fesih bildiriminin tebliği Yazılı bildirim, sebebin açık ve kesin gösterilmesi (m.19) Delil dosyasını kapatmak; kamera kesitlerini ve sistem kayıtlarını korumaya almak
Arabulucuya başvuru Tebliğden itibaren bir ay (m.20/1); arabuluculuk dava şartıdır (7036 m.3) Dosyanın güçlü ve zayıf yanlarını avukatla değerlendirmek; uzlaşma sınırını belirlemek
Dava Son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta (m.20/1) Dava dilekçesindeki iddiaları delil listesiyle karşılaştırmak
Cevap dilekçesi Tebliğden itibaren iki hafta; bir defaya mahsus en fazla iki hafta ek süre (HMK m.317) Bütün delilleri hangi vakıaya ilişkin olduklarını belirterek bildirmek, eldekileri eklemek (HMK m.318)
Ön inceleme ve tahkikat Hak düşürücü süre ilk duruşmada ele alınır (HMK m.320) Tanıkları hazırlamak; orijinalleri bilirkişi incelemesine hazır tutmak
Karar ve istinaf Dava ivedilikle sonuçlandırılır; istinafta bölge adliye mahkemesi kesin karar verir (m.20/3) Orijinalleri ve hash listesini karar kesinleşene kadar korumak
İşe iade kararının sonuçları İşçi kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde başvurur; işveren bir ay içinde işe başlatmazsa dört ila sekiz aylık ücret tutarında tazminat ve boşta geçen süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklar (m.21) Kararın gerekçesini sonraki fesih uygulamaları için not etmek

Delil listesi: olgu ile delil yan yana

HMK m.318, tarafların delillerini "hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek" bildirmesini ister. Bu kural, iyi hazırlanmış bir fesih dosyasının doğal sonucudur: Fesih bildirimindeki her olgu numaralandırılır ve karşısına o olguyu taşıyan deliller yazılır. "Vakıa 2: Çalışan 14 Mart'ta 10.00–15.30 arasında izinsiz olarak işyerinde bulunmamıştır. Deliller: PDKS dökümü (Ek-4), aynı güne ait devamsızlık tutanağı (Ek-5), tutanağı imzalayan tanıklar, çalışana gönderilen mazeret sorma yazısı ve tebliğ belgesi (Ek-6)." Bu yapı, hâkimin ve bilirkişinin dosyayı okuma biçimine uyar ve eksik halkayı işverenin kendisine de gösterir.

Delilleri dava açıldıktan sonra toplamaya çalışmak, basit yargılama usulünde ciddi bir dezavantajdır. Cevap dilekçesinde gösterilmeyen bir delile sonradan dayanmak ancak sınırlı koşullarda mümkündür; üstelik fesihten aylar sonra toplanan bir delil, "fesih anında işverenin elinde ne vardı?" sorusunu da beraberinde getirir.

Elektronik delil, tanık ve dış rapor nasıl sunulur?

Elektronik deliller iki katmanlı sunulur: Hâkimin okuyabileceği açıklamalı bir döküm ve orijinal dosyaları içeren bir ortam. Ortamdaki her dosyanın hash değeri bir listede yer alır, dışa aktarımın nasıl ve kim tarafından yapıldığı bir tutanakla açıklanır. Karşı taraf değiştirme itirazında bulunursa bilirkişinin ilk bakacağı yer bu listedir. Taraflar ayrıca HMK m.293 uyarınca uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; örneğin bir sistem kaydı (log) analizinin yöntemini açıklayan bilişim uzmanı görüşü bu kapsamdadır ve uzman duruşmada dinlenebilir.

Tanık listesinde her tanığın hangi olguyu kendi gözlemiyle bildiği önceden belirlenmelidir. Bir dış araştırma raporu sunulacaksa, rapor ekleriyle birlikte belge olarak verilir ve gözlemi yapan kişi tanık olarak gösterilir; raporun yöntem beyanı, gözlemin nerede, ne zaman ve hangi sınırlar içinde yapıldığını açıklar. Olgu bir suç duyurusuna da konu olduysa, savcılık dosyasının numarası bildirilir ve mahkemeden dosyanın getirtilmesi istenebilir.

Arabuluculuk aşaması da delilin gücüyle şekillenir. Güçlü bir dosyası olan işveren, uzlaşma masasında da daha net bir sınır çizebilir. Arabuluculuk görüşmelerinde yapılan teklif ve kabullerin sonraki davada delil olarak kullanılması kural olarak sınırlıdır; bu, taraflara açık konuşma imkânı tanır ama dosyanın gerçek gücünü değiştirmez.

Kontrol listesi: İşe iade davasına hazır delil dosyası

  • [ ] Fesih bildirimi, tebliğ belgesi ve bildirimdeki her olgu için olgu–delil eşleştirme tablosu hazır.
  • [ ] Öğrenme tarihini, feshe yetkili makamı ve son gün hesabını gösteren yazışmalar dosyada.
  • [ ] Savunma davet yazısı, tebliğ belgesi ve savunma metni veya tutanağı; savunmadaki iddiaların nasıl incelendiğine dair not mevcut.
  • [ ] Elektronik deliller için orijinal dosyalar, hash listesi, dışa aktarım tutanağı ve açıklamalı döküm hazır.
  • [ ] Kamera kesitleri olayın öncesi ve sonrasıyla birlikte, saat farkı notu ve erişim listesiyle korunuyor.
  • [ ] Kamera, e-posta, araç takip ve PDKS için aydınlatma metinleri, kullanım politikaları ve imzalı taahhütler dosyada.
  • [ ] Tanık listesinde her tanığın hangi olguyu kendi gözlemiyle bildiği yazılı.
  • [ ] İşyerinde aynı davranışa daha önce verilen tepkileri gösteren kayıtlar, eşit davranma itirazına karşı hazır.
  • [ ] Dış araştırma yapıldıysa yöntem beyanı, zaman damgalı ekler ve gözlemcinin tanık olarak dinlenebileceği bilgisi mevcut.
  • [ ] Olgu bir suç duyurusuna konu olduysa savcılık dosyasının numarası ve aşaması not edildi.

Sık yapılan hatalar

Haklı fesih dosyalarını işe iade davasında kaybettiren hataların çoğu, olgunun yanlışlığından değil, olgunun gösterilme biçiminden doğar. Aşağıdaki liste, delil standardı açısından en sık tekrar eden hataları topluyor.

  1. Bildirime etiket yazmak. "Güven kaybı", "işe uyumsuzluk" veya "disiplinsizlik" gibi ifadeler m.19'daki açık ve kesin sebep şartını karşılamaz; mahkeme neyin ispatlanması gerektiğini bile bildirimden çıkaramaz.
  2. Güçlü olgunun yanına zayıf sebepler eklemek. İspatı tamamlanmamış her ek sebep, ayrı bir ispat yükü yaratır ve güçlü olgunun inandırıcılığını aşındırır.
  3. Tek kaynağa dayanmak. Yalnızca bir PDKS dökümü ya da yalnızca bir kullanıcı kodu, kart veya şifre paylaşımı itirazı karşısında tek başına kalır.
  4. Devamsızlık tutanaklarını toplu düzenlemek ve mazeret sormamak. Birkaç günün tutanağını tek kâğıtta, sonradan hazırlamak ve işçiye ulaşmaya çalışmamak, (g) bendinin "haklı sebep olmaksızın" unsurunu boşta bırakır.
  5. Hatırlatmayı sözlü yapmak. (h) bendinde görevin hatırlatıldığı ispatlanamazsa bent oluşmaz; yazılı ve tarihli talimat bu bendin omurgasıdır.
  6. Bütün posta kutusunu okumak. İddiayla ilgisiz yazışmaları açmak ve bulunan her şeyi feshe eklemek, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal bulduğu inceleme yöntemine yaklaşır.
  7. Yıllardır göz yumulan davranışı bir anda tek kişi için fesih sebebi yapmak. Seçici uygulama, eşit davranma ilkesi ve "gerçek sebep başka" itirazını davet eder.
  8. "Haklı fesihte gerekmiyor" diye savunma almamak. Olgu ispatlanıp ağırlığı yetersiz bulunursa, geçerli fesih yedeği de kaybolur.
  9. Süreyi kurul takvimine bırakmak. Olağan toplantıyı beklemek, altı iş günlük sürenin geçtiği itirazına kapı açar; karar yolu rapor teslim edilmeden planlanmalıdır.
  10. Dış raporu bilirkişi raporu gibi sunmak. Saha gözleminin değeri, gözlemi yapanın tanık olarak dinlenebilmesinde ve yöntem beyanındadır; rapor tek başına bir uzman kanaati değildir.

Kanıt Dedektiflik bu süreçte ne yapar?

Kanıt Dedektiflik fesih kararını vermez ve hukuki nitelendirme yapmaz; işverenin ve avukatının karar vereceği olguların doğrulanmış, hukuka uygun ve sunulabilir biçimde ortaya konmasına yardım eder. Her dosya Kanıt Yöntemi'nin ilk adımı olan hukuka uygunluk ön testiyle başlar: İddianın iş sözleşmesiyle bağlantısı, ilgili sistemlerin aydınlatma durumu ve talep edilen yöntemin ölçülülüğü değerlendirilir.

Ardından avukatla birlikte bir delil boşluğu analizi yapılır: Dayanılacak bendin her unsuru için eldeki delil ve eksik kalan halka bir tabloda gösterilir. Eksik halka işyeri dışındaysa, örneğin rakip bir işletmede çalışma ya da raporluyken başka bir işte çalışma iddiasında, kamuya açık alanlarda iddiayla sınırlı gözlem ve açık kaynak araştırması yapılır. Şirket içi ve dış kaynaklı incelemelerin kapsamı kurumsal soruşturma hizmeti sayfasında yer alıyor.

Teslim edilen Delil Dosyası; kronolojiyi, zaman damgalı fotoğraf ve video eklerini, konum-zaman eşleşmesini, yöntem beyanını ve hash listesini içerir. Gözlemi yapan kişi gerektiğinde tanık olarak dinlenebilir. Çalışanın kişisel telefonuna, hesaplarına veya aracına erişim, gizli kamera ya da ses kaydı ve kimlik taklidiyle bilgi alma talepleri kabul edilmez.

Fesih imzasından önce: altı soruluk delil testi

Fesih bildirimi imzalanmadan önce aşağıdaki altı soruyu yazılı olarak cevaplayın. Her biri, bu rehberde ele aldığımız bir katmanın özetidir ve işe iade davasında mahkemenin soracağı soruların erken bir provasıdır.

  1. Olguyu tek cümleyle yazabiliyor musunuz? Tarih, yer ve davranış içeren bir cümle kurulamıyorsa, fesih bildirimi de "açık ve kesin" yazılamaz.
  2. Dayandığınız bendin her unsuru için delil var mı? (h) bendinde hatırlatma, (g) bendinde mazeretin araştırıldığı, (ı) bendinde zarar tutarı ayrı ayrı gösterilebilmelidir.
  3. Her olgu iki bağımsız kaynakla destekleniyor mu? Aynı kişinin ürettiği iki belge tek kaynak sayılır.
  4. Her kaynak hukuka uygun mu? Aydınlatma yapılmış mı, inceleme iddiayla sınırlı mı, dosyada kişisel bir hesaptan veya cihazdan gelen tek bir veri bile var mı?
  5. Takvim hazır mı? Öğrenme tarihi, feshe yetkili makam, bu makama ulaşma günü ve en kısa hesaba göre son gün dosyanın kapağında yazılı olmalıdır.
  6. Savunma alındı ve içindeki iddialar incelendi mi? Savunmada çıkan mazeret fesihten önce araştırılmadıysa, mahkemede ilk kez sizin karşınıza çıkacaktır.

Sorulardan birinin cevabı "hayır" ise ve süre izin veriyorsa, eksik halkayı fesihten önce tamamlayın. Süre izin vermiyorsa, haklı fesih yerine davranış nedeniyle geçerli fesih yolunun daha savunulabilir olup olmadığını avukatınızla değerlendirin; zayıf bir derhal fesih, sağlam bir bildirimli fesihten daha pahalıya mal olabilir. Elinizdeki bulgunun hangi bende ve hangi eşiğe karşılık geldiğini, eksik halkanın hukuka uygun yoldan tamamlanıp tamamlanamayacağını birlikte değerlendirmek isterseniz, ücretsiz bir ön görüşme için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar ve mevzuat

  1. 4857 sayılı İş Kanunu (m.18–21, 25, 26)
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.396, 417, 419)
  3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (m.3, 7)
  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (m.189, 199, 293, 317–320)
  5. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (m.4, 5, 10)
  6. Anayasa Mahkemesi basın duyurusu: Kurumsal e-posta incelemesine dayanan fesih (B. No: 2016/13010)

Bu konuyla ilgili hizmetler

SSS

Sık sorulan sorular

Haklı fesih için işçinin suçu kabul etmesi gerekir mi?
Gerekmez. İşveren, fesih sebebi olan olguyu tanık, tutanak, kamera kaydı, sistem kaydı veya belge gibi hukuka uygun delillerle ispat edebilir. İşçinin savunmada olguyu kabul etmesi güçlü bir delildir, ama tek başına aranmaz. Baskı, korkutma veya kapalı kapı ardında alınan bir kabul ise değerini yitirir ve dosyanın geri kalanına da gölge düşürür. Kabul, ancak diğer delillerle tutarlı olduğunda gerçek bir ağırlık taşır.
Sadece şüpheye dayanarak işçi işten çıkarılabilir mi?
Haklı nedenle derhal fesihte kural olarak şüphe yetmez; fesih sebebi olan olgunun kendisinin ispatı gerekir. Yargıtay kararlarında şüphe feshi olarak anılan durum genellikle geçerli fesih çerçevesinde tartışılır. Bu durumda işverenden, şüpheyi haklı kılan ciddi, somut ve nesnel olguları ispatlaması ve işçiye açıklama imkânı tanıması beklenir. Hangi yolun izleneceği, eldeki delilin gücüne göre avukatla birlikte belirlenmelidir.
Altı iş günlük süre nasıl hesaplanır, hafta sonu sayılır mı?
Süre, feshe yetkili kişinin veya kurulun fesih sebebini öğrendiği günün ertesinden itibaren iş günü olarak sayılır; hafta tatili ve resmî tatiller hesaba katılmaz. Cumartesinin iş günü sayılıp sayılmayacağı işyerinin çalışma düzenine göre tartışılabileceğinden, en güvenli yöntem Cumartesiyi de iş günü kabul ederek en kısa takvimle planlamaktır. Ayrıca fiilin üzerinden bir yıl geçmişse, işçi maddi çıkar sağlamadıkça derhal fesih hakkı kullanılamaz.
İşveren çalışanın kurumsal e-postasını habersiz okuyabilir mi?
Anayasa Mahkemesi kararlarında belirleyici ölçüt, denetimin önceden ve açıkça bildirilmiş olmasıdır. Bildirim yapılmamışsa çalışan kurumsal hesapta da makul bir gizlilik beklentisi taşıyabilir. Bildirim yapılmış olsa bile inceleme meşru bir amaca bağlı, iddiayla sınırlı ve ölçülü olmalıdır. Önce gönderen, alıcı ve tarih gibi akış bilgisine bakılır; içerik ancak gerçekten gerekli olduğunda ve konuyla sınırlı biçimde incelenir.
İşyeri kamera kaydı işe iade davasında delil olarak kullanılabilir mi?
Çalışanlara önceden aydınlatma yapılmış, görünür biçimde kurulmuş ve ortak çalışma alanlarını gören bir kameranın kaydı, fesih sebebiyle ilgili kesitlerle sınırlı kullanıldığında delil olarak sunulabilir. Kaydın orijinal formatta dışa aktarılması, cihaz saatiyle gerçek saat arasındaki farkın not edilmesi ve kesitin olayın öncesini ve sonrasını da içermesi itirazları azaltır. Soyunma odası ve tuvalet gibi alanlar ile ses kaydı ise kırmızı çizgidir.
İşçi savunma vermeyi reddederse haklı fesih yapılabilir mi?
Evet. Savunma vermemek işçinin hakkıdır ve tek başına ikrar sayılmaz, ama işverenin fesih kararını da engellemez. Önemli olan, savunma talebinin somut olguları içeren bir yazıyla ve makul bir süre tanınarak yapıldığının, işçinin bu imkânı kullanmadığının belgelenmesidir. Bu durumda fesih toplanmış diğer delillere dayanır. Kanunda altı iş günlük süreyi durduran açık bir hüküm bulunmadığı da takvim kurulurken hesaba katılmalıdır.
Haklı fesihte kıdem ve ihbar tazminatı ödenir mi?
İş Kanunu m.25/II'deki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerine dayanan haklı fesihte ihbar tazminatı ödenmez; 1475 sayılı Kanun'un yürürlükte kalan m.14'ü uyarınca kıdem tazminatı da ödenmez. Sağlık sebepleri veya zorlayıcı sebepler gibi diğer derhal fesih hâllerinde ise kıdem tazminatı hakkı doğabilir. Kullanılmamış yıllık izin ücreti her durumda ödenir. Fesih mahkemede haksız bulunursa tazminatlar yeniden gündeme gelir.
Dedektif raporu iş mahkemesinde delil olur mu?
Dedektif raporu bir bilirkişi raporu değildir; kamuya açık alanlarda yapılan gözlemin ve açık kaynak araştırmasının yazılı kaydıdır. Rapordaki fotoğraf ve videolar HMK m.199 anlamında belge olarak sunulabilir, gözlemi yapan kişi tanık olarak dinlenebilir ve hâkim bunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Raporun ağırlığını yöntemin hukuka uygunluğu, zaman damgası, bütünlük kayıtları ve diğer delillerle tutarlılığı belirler.
İşe iade davası ne zaman ve nasıl açılır?
İş güvencesi kapsamındaki işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır; arabuluculuk bu davada dava şartıdır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Dava basit yargılama usulüne tabidir; bu yüzden işveren bütün delillerini cevap dilekçesiyle birlikte, hangi olguyu ispat ettiklerini belirterek bildirmelidir.
Fesih bildiriminde yazılmayan bir sebebe davada dayanılabilir mi?
Yargıtay'ın genel eğilimi, işverenin fesih bildiriminde gösterdiği sebeple bağlı olduğu ve davada bildirimde yer almayan yeni bir sebebe dayanamayacağı yönündedir. Bu yüzden bildirime genel etiketler yerine tarih, yer ve davranış içeren olgular yazılmalı, her olgunun dayandığı delil fesihten önce dosyada hazır olmalıdır. Bildirimde yer almayan bir olgu, ancak yazılan sebebi açıklayan bağlam olarak anlam taşıyabilir.
Ücretsiz ön görüşme

Şüphe değil, kanıt.

Durumunuzu anlatın; talebin hukuka uygun olup olmadığını, hangi delilin işinize yarayacağını ve sürecin nasıl ilerleyeceğini açıkça söyleyelim. Ön görüşme ücretsizdir ve kayıt altına alınmaz.

WhatsApp'tan yazın Hemen arayın

Ön görüşme: her gün 09:00–22:00 · WhatsApp mesajı: 7/24