Ücretsiz ön görüşmeHukuka uygunluk ön testi81 ilde sahaYazılı kapsam · KVKK
WhatsApp'tan yazın →
Kanıt Dedektiflik
Kurumsal İnceleme Güncelleme: 36 dk okuma

Taklit Ürün ve Marka Sahteciliği: Delil Tespiti ve Hukuki Süreç

Marka sahteciliğinde SMK m.29-30, test alımı, depo ve üretim tespiti, arama kararı, ihtiyati tedbir, gümrük ve pazaryeri delilini adım adım anlatan rehber.

Kanıt Dedektiflik Editör MasasıMevzuat kontrolü yapılmıştır

Kısa cevap

Marka sahteciliğinde delil, tescilli markanın izinsiz kullanıldığını, bunu kimin, hangi adreste ve hangi fiille yaptığını gösteren, hukuka uygun elde edilmiş kayıttır. Ceza yolu için markanın Türkiye'de tescilli olması ve altı ay içinde şikâyet gerekir. Test alımı belgeleri, satış ve depo adresi, arşivlenmiş çevrim içi ilanlar savcılığın arama kararı talebini ve SMK m.159 tedbirini besler; arama ve el koyma ise yalnızca kolluğun işidir.

  • SMK m.30/1 marka hakkına iktibas veya iltibas yoluyla tecavüz ederek üretmeyi, satmayı, ithal etmeyi, ticari amaçla bulundurmayı ve depolamayı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırır.
  • Ceza yolunun kapısı üç anahtarla açılır: markanın Türkiye'de tescilli olması (m.30/5), marka sahibinin şikâyeti (m.30/6) ve fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aylık şikâyet süresi (TCK m.73).
  • Savcılığın sulh ceza hâkimliğinden işyeri araması isteyebilmesi için CMK m.119/2 gereği aramanın yapılacağı adres açıkça gösterilmelidir; dosyanın asıl işi bu adresi somut bulguyla bağlamaktır.
  • Pazaryerindeki taklit ilan, 6563 sayılı Kanun m.9/3 uyarınca şikâyet üzerine yayımdan kaldırılır; bu yüzden önce URL, ekran kaydı ve hash değeriyle arşivlenmeli, sonra bildirilmelidir.
  • Gümrük Kanunu m.57'ye göre durdurulan eşya için hak sahibinin on iş günü (bozulabilir eşyada üç iş günü) içinde ihtiyati tedbir kararı getirmesi gerekir; piyasada toplanan delil bu kısa sürede belirleyici olur.
İçindekiler
Taklit Ürün ve Marka Sahteciliği: Delil Tespiti ve Hukuki Süreç

Markanızın taklidini bir tezgâhta, bir pazaryeri ilanında ya da bir müşterinin iade ettiği kutuda gördüğünüzde akla ilk gelen soru genellikle "Bunu nasıl durdururum?" olur. Daha işe yarar soru ise şudur: Savcının arama kararı istemesi, hâkimin tedbir vermesi ve gümrüğün eşyayı tutması için elimde hangi delil olmalı? Marka sahteciliği dosyaları çoğu zaman haklılıkla değil, bu sorunun cevabıyla kazanılır ya da kaybedilir.

Bu rehber, taklit ürünle karşılaşan marka sahibinin ve avukatının bakış açısından yazıldı. Kanunun hangi fiili suç saydığını, ceza yolunun hangi ön şartlara bağlı olduğunu, delilin hangi unsuru ispatlaması gerektiğini, test alımının belge disiplinini, satış noktasından depoya ve üretime uzanan zincirin nasıl çözüldüğünü, çevrim içi delilin nasıl korunduğunu ve şikâyet, arama kararı, ihtiyati tedbir ve gümrük başvurusunun birbirine nasıl bağlandığını adım adım ele alıyoruz.

Hizmetin kapsamını, teslim edilen dosyayı ve süreleri ayrıca marka sahteciliği tespiti hizmet sayfamızda anlattık. Burada odak, hukuki süreçle delil arasındaki bağlantı: Hangi bulgu hangi kapıyı açar ve hangi hata o kapıyı kapatır.

Marka sahteciliği nedir ve kanun hangi fiilleri yasaklar?

Marka sahteciliği, tescilli bir markanın ya da ona ayırt edilemeyecek kadar benzeyen bir işaretin, marka sahibinin izni olmadan mal veya hizmetlerde kullanılması ve bu ürünlerin üretilmesi, satılması, depolanması, ithal veya ihraç edilmesidir. Kanun bu fiilleri iki ayrı düzlemde ele alır: hukuki sorumluluk doğuran "tecavüz" ve cezai sorumluluk doğuran "suç".

Hukuki düzlemin temeli 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7. maddesidir. Madde, marka korumasının tescil yoluyla elde edildiğini ve tescilden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğunu söyler. Marka sahibi; tescilli markayla aynı işaretin aynı mallarda kullanılmasını, karıştırılma ihtimali doğuran benzer işaretlerin aynı veya benzer mallarda kullanılmasını ve Türkiye'de tanınmış bir markanın itibarından haksız yarar sağlayan kullanımları önleme hakkına sahiptir.

SMK m.7/3, ticaret alanında hangi fiillerin yasaklanabileceğini tek tek sayar. Bu liste, delil planlamasının da iskeletidir; çünkü her fiil farklı bir gözlemle belgelenir:

  • işaretin mal veya ambalaj üzerine konulması,
  • işareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teklif edilmesi ya da bu amaçla stoklanması,
  • işareti taşıyan malın ithal veya ihraç edilmesi,
  • işaretin iş evrakında ve reklamlarda kullanılması,
  • işaretin internette ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod veya anahtar sözcük olarak kullanılması,
  • işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması,
  • işaretin hukuka uygun olmayan karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

SMK m.29 bu çerçeveyi "tecavüz sayılan fiiller" olarak somutlaştırır: markayı izinsiz kullanmak, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak taklit etmek, taklit olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu ürünleri satmak, dağıtmak, ithal veya ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak ve lisansla verilen hakları izinsiz genişletmek veya devretmek. Burada "bilmesi gerektiği hâlde" ifadesi önemlidir; satıcının iyi niyet savunması, ürünün fiyatı, ambalajı ve satış koşullarıyla birlikte değerlendirilir.

İktibas ve iltibas: gündelik dildeki "çakma" kanunda ne demek?

Ceza hükmü olan SMK m.30, tecavüzün "iktibas veya iltibas suretiyle" yapılmasından söz eder. İktibas, markanın aynen alınmasıdır: logo, yazı karakteri, renk ve ambalaj birebir kopyalanır. İltibas ise birebir kopya olmasa da işaretin, ortalama tüketicinin iki markayı karıştıracağı ya da aralarında bağlantı kuracağı ölçüde benzer olmasıdır.

Bu ayrım delil planını değiştirir. İktibas dosyasında asıl soru "kim, nerede, ne kadar?" sorusudur; ürünün kopya olduğu çoğu zaman ilk bakışta görülür. İltibas dosyasında ise benzerliğin kendisi tartışılacağı için ürünün raf görüntüsü, ambalajın ön yüzü, satış ilanında kullanılan anahtar kelimeler ve tüketicinin ürünü nasıl gördüğünü gösteren bağlam kayıtları daha fazla ağırlık taşır.

Kavram Ne anlama gelir? Tipik örnek Delilde ağırlık noktası
İktibas Markanın aynen kopyalanması Orijinal logonun, renklerin ve ambalajın birebir basıldığı ürün Satış, depolama ve kaynak; fiilin ölçeği
İltibas Karıştırılma ihtimali doğuran benzerlik Bir harfi değiştirilmiş marka, benzer renk ve ambalaj düzeni Benzerliğin nasıl algılandığı; raf ve ilan bağlamı
Tanınmış markadan haksız yarar Farklı mallarda bile itibardan yararlanma Tanınmış bir giyim markasının adıyla satılan kozmetik Tanınmışlık belgeleri ve kullanımın ticari etkisi
Uyumluluk kullanımı Kullanım amacını belirtmek için dürüst anma "X marka cihazlarla uyumludur" ibareli yedek parça Çoğu zaman tecavüz yoktur; SMK m.7/5

Fıkra 1'deki fiil listesi geniştir: yalnızca üretici ya da satıcı değil, malı ticari amaçla satın alan, nakleden ve depolayan da suçun faili olabilir. Bu, delil toplama stratejisini doğrudan etkiler. Satış noktası tek başına yeterli bir hedef değildir; mal getiren aracın ve ürünlerin beklediği deponun da belgelenmesi, soruşturmanın zincirin daha yukarısına uzanmasını sağlar.

Ceza yolunun ön şartları: tescil, şikâyet ve süre

Marka sahteciliğinde ceza yolu ancak üç şart birlikte sağlandığında işler: Markanın Türkiye'de tescilli olması, marka sahibinin şikâyette bulunması ve şikâyetin kanuni süre içinde yapılması. Bu şartlardan biri eksikse en güçlü delil dosyası bile savcılıkta sonuç üretmez; bu yüzden delil toplamaya başlamadan önce kontrol edilmeleri gerekir.

Tescil şartı ve tescilin kapsamı

SMK m.30/5'e göre bu maddedeki suçlardan cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır. Yurt dışında tescilli olup Türkiye'de tescili bulunmayan bir marka ya da yalnızca başvurusu yapılmış bir marka için ceza yolu kural olarak kapalıdır. SMK m.7/4 ise başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen fiiller için başvuru sahibine tazminat davası açma imkânı tanır; ancak mahkeme tescil yayımlanmadan iddiaların geçerliliğine karar veremez.

Tescilin varlığı kadar kapsamı da önemlidir. Marka, tescil belgesinde sayılan mal ve hizmet sınıfları için korunur. Gıda sınıfında tescilli bir markanın tekstil ürünlerinde kullanılması, markanın tanınmışlık düzeyine bağlı olarak farklı bir tartışmaya dönüşür. SMK m.23'e göre tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır ve yenilenebilir; süresi dolmuş ve yenilenmemiş bir tescille şikâyete gitmek, dosyayı en baştan çökertir.

Şikâyet şartı ve altı aylık süre

SMK m.30/6 uyarınca marka suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Şikâyet hakkını marka sahibi veya yetkili temsilcisi kullanır. Şikâyete bağlı suçlarda TCK m.73, yetkili kişinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmasını ister; bu süre geçtikten sonra soruşturma yapılamaz.

Sürenin "fiil ve failin öğrenilmesiyle" başlaması iki pratik sonuç doğurur. Birincisi, taklidin ilk fark edildiği tarih ve bu bilginin kime, hangi kanaldan ulaştığı kayda alınmalıdır; bayiden gelen bir e-posta veya müşteri şikâyeti, sonradan sürenin başlangıcı olarak gösterilebilir. İkincisi, failin kim olduğu bilinmeden delil toplamaya devam etmek mümkündür ama failin kimliği netleştiği anda takvim daha belirgin biçimde işlemeye başlar. Sürenin somut dosyada ne zaman başladığını avukatınızla birlikte değerlendirin.

Kimlere karşı şikâyet yapılamaz?

SMK m.153/1, taklit ürünleri kişisel ihtiyacı ölçüsünde bulunduran veya kullanan kişilere karşı hukuk davası açılamayacağını ve şikâyette bulunulamayacağını düzenler. Dolayısıyla delil çalışması tüketiciyi değil; üretim, ithalat, depolama ve ticari satış zincirini hedefler. Tüketiciden elde edilen bir ürün, ancak satış noktasını gösteren bir ipucu olarak değer taşır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası da gözden kaçmamalıdır: Marka sahibine tazminat ödemiş bir kişinin, marka sahibi el koymadığı için piyasaya sürdüğü ürünleri ticari amaçla kullananlara karşı da dava ve şikâyet yolu kapalıdır. Geçmişte uzlaşmayla kapanmış dosyalar varsa bunlar yeni şikâyetten önce gözden geçirilmelidir.

Ön şart kontrol listesi

Delil toplama bütçesi harcanmadan önce aşağıdaki maddelerin her biri için net bir "evet" ya da açıklaması olan bir "hayır" bulunmalıdır:

  • [ ] Marka Türkiye'de tescilli ve tescil belgesi güncel; koruma süresi dolmamış
  • [ ] Taklit ürün, tescil belgesindeki mal veya hizmet sınıflarından biri kapsamında
  • [ ] Şikâyet hakkını kullanacak kişi belli: marka sahibi, yetkili temsilci veya inhisari lisans alan
  • [ ] Taklidin ilk fark edildiği tarih, kaynak ve kanal yazılı olarak kayda alınmış
  • [ ] Hedef tüketici değil, ticari zincir: satıcı, depo, nakliye, ithalatçı veya üretici
  • [ ] Ürün orijinalin yetkisiz kanalda satışı değil; gerçekten markanın izni olmadan üretilmiş
  • [ ] Geçmişte aynı kişiyle uzlaşma, tazminat veya lisans ilişkisi yok ya da avukata bildirilmiş
  • [ ] Dosyayı hukuken yürütecek avukat veya marka vekili belirlenmiş

Bu listedeki altıncı madde ayrı bir dikkat ister. Orijinal ürünün yetkisiz bir bayi tarafından satılması, SMK m.152'deki hakkın tüketilmesi ilkesi nedeniyle çoğu zaman marka tecavüzü değil, bir dağıtım sözleşmesi sorunudur. Bu tür kanal ihlallerinde bayi ve tedarikçi araştırması daha doğru bir başlangıç noktasıdır.

Delil neyi ispatlamalı? Unsur unsur ispat haritası

Marka sahteciliği dosyasında delil, tek bir "sahte ürün" kanıtı değil, birbirini tamamlayan unsurların toplamıdır: hakkın varlığı, işaretin aynılığı veya benzerliği, ticaret alanında kullanım, somut fiil, failin kimliği, fiilin yeri ve çoğu zaman fiilin hâlâ sürdüğü. Her unsur farklı bir belgeyle ispatlanır ve hiçbir belge tek başına bütün unsurları taşımaz.

Bu bölümdeki harita, dosyayı kurarken "elimizde ne var, ne eksik?" sorusunu sistematik biçimde sormak için tasarlandı. Hangi unsurun hangi hukuki adımda belirleyici olduğu farklıdır; ihtiyati tedbirde süreklilik, arama kararında adres, tazminatta ölçek öne çıkar.

İspat edilecek unsur Kanuni bağlantı Onu gösteren delil Delili kim üretir?
Hakkın varlığı ve kapsamı SMK m.7, m.30/5 Tescil belgesi, sicil kaydı, koruma süresi Marka sahibi, marka vekili
İşaretin aynılığı veya benzerliği SMK m.7/2, m.29 Orijinal ve taklit ürünün karşılaştırmalı fotoğrafları, ambalaj, etiket Marka sahibinin teknik birimi; gerekirse bilirkişi
Ürünün orijinal olmadığı SMK m.29/1-b Teknik inceleme raporu: kod, hologram, malzeme, baskı farkları Marka sahibi; yargılamada bilirkişi
Ticaret alanında kullanım SMK m.7/3 Fatura veya fiş, raf ve vitrin görüntüsü, ilan, fiyat etiketi Test alımı yapan kişi, saha gözlemi
Somut fiil: satış, depolama, nakil, üretim SMK m.30/1 Test alımı, sevkiyat gözlemi, depo adresine ilişkin tarihli kayıtlar Saha araştırması; nihai tespit kolluk aramasıyla
Failin kimliği CMK m.116, m.119 Faturadaki unvan, vergi numarası, ticaret sicili kaydı, mağaza tanıtıcı bilgileri Açık kaynak araştırması, belge incelemesi
Fiilin yeri CMK m.119/2 Tam adres, cephe fotoğrafı, konum ve zaman eşleşmesi Saha gözlemi
Fiilin sürmesi SMK m.159/1 Farklı tarihlerde tekrarlanan test alımı ve ilan arşivi Tekrarlı saha ve çevrim içi kayıt
Bilme veya bilmesi gerekme SMK m.29/1-c Fiyat farkı, ambalaj kusurları, faturasız satış, önceki ihtar Belge ve gözlemlerin bütünü

Karşı tarafın en sık savunmaları ve delille cevabı

İyi bir delil dosyası yalnızca iddiayı değil, gelecek savunmayı da öngörür. Taklit ürün dosyalarında savunmalar genellikle dört kalıba oturur ve her birinin delil planında karşılığı vardır.

"Ürün orijinal, ben sadece yeniden satıyorum." Bu savunma SMK m.152'deki hakkın tüketilmesi ilkesine dayanır. Cevabı, test alımıyla elde edilen ürünün marka sahibinin teknik birimi ve gerektiğinde bilirkişi tarafından incelenmesidir. Ürünün mühürlenip zinciri kopmadan teslim edilmesi, "incelenen ürün benim sattığım ürün değil" itirazını da önler.

"Taklit olduğunu bilmiyordum." SMK m.29/1-c "bildiği veya bilmesi gerektiği" ölçütünü kullanır. Piyasa fiyatının çok altındaki satış fiyatı, faturasız satış, ambalajdaki yazım hataları ve aynı satıcıya daha önce gönderilmiş bir ihtar bu savunmayı zayıflatır. Bunlar tek tek değil, birlikte değerlendirilir.

"Markanız zaten kullanılmıyor." SMK m.29/2, kullanmama savunmasının tecavüz davalarında def'i olarak ileri sürülebileceğini söyler; beş yıllık sürenin hesabında dava tarihi esas alınır. Marka sahibinin markayı gerçekten kullandığını gösteren satış belgeleri, katalog ve reklam kayıtları bu nedenle dosyanın parçası olmalıdır.

"Bu benim değil, başkasının dükkânı." Faturadaki unvanla tabeladaki ad, ticaret sicilindeki adresle dükkânın gerçek adresi uyuşmayabilir. Unvan, vergi numarası, cephe fotoğrafı ve alım saatinin aynı tutanakta birleştirilmesi, failin kimliği tartışmasını baştan daraltır.

Test alımı: delil satın almanın belge disiplini

Test alımı, satışa zaten sunulmuş bir ürünün, olağan bir müşterinin yapacağı biçimde satın alınması ve satışa ilişkin her belgenin delil zinciri içinde korunmasıdır. Taklit ürün dosyasının en güçlü tek delili çoğu zaman budur; çünkü SMK m.30/1'deki "satışa arz eden veya satan" fiilini doğrudan, satıcının kendi düzenlediği belgeyle gösterir.

Test alımının hukuki niteliği hakkında sık sorulan bir soru vardır: SMK m.30/1 "ticari amaçla satın alan" kişiyi de cezalandırırken, delil için taklit ürün satın almak suç mu? Test alımı ticari amaçla değil, hak sahibinin talimatıyla ve delil amacıyla yapılır; ürün yeniden piyasaya sürülmez, mühürlenerek marka sahibine veya avukatın belirlediği kişiye teslim edilir. Bu amacın yazılı kapsamda ve teslim tutanağında açıkça yer alması, alımın niteliğini sonradan tartışmaya kapatır.

Hangi belge neyi kanıtlar?

Bir test alımında birden fazla belge oluşur ve her birinin ispat gücü farklıdır. Belgelerin birbirini doğrulaması, tekinin zayıflığını telafi eder.

Belge Neyi kanıtlar? Zayıf noktası Güçlendiren önlem
Fatura veya e-arşiv fatura Satıcının unvanını, vergi numarasını, ürünü, tarihi ve bedeli Ürün tanımı genel yazılabilir ("kozmetik ürün") Ürün tanımının açık yazılmasını istemek; fatura sorgulama çıktısını saklamak
Perakende satış fişi Satışın yapıldığı işyerini ve zamanı Ürün adı kısaltılmış ya da hiç yazılmamış olabilir Fişi tutanakla eşleştirmek; ödeme kaydıyla desteklemek
Kart ödeme slipi ve banka kaydı Ödemenin hangi üye işyerine yapıldığını Üye işyeri adı tabeladan farklı olabilir Bu farkı tutanakta ayrıca not etmek; sicil kaydıyla karşılaştırmak
Kargo gönderi belgesi Gönderici adını ve çıkış adresini Gönderici bilgisi gerçeği yansıtmayabilir Birden çok alımda gönderici bilgisini karşılaştırmak
Sipariş onayı ve mesaj kayıtları Ürünün ilanla aynı olduğunu, sipariş tarihini Ekran görüntüsü olarak kalırsa düzenleme itirazına açık Dışa aktarma, ekran videosu ve hash listesi
Alım tutanağı Alımın kim tarafından, nerede, ne zaman yapıldığını; gözlenen koşulları Tek kişinin beyanı olarak görülebilir Alım sonrası hemen düzenlemek; mümkünse iki kişinin imzası
Cephe ve vitrin fotoğrafı Satış noktasının adresini ve ürünün sergilendiğini Tarih ve konum tartışılabilir Orijinal dosya üst verisini korumak; konum ve zaman eşleşmesi

Faturanın önemi ayrıca vurgulanmalıdır. Fiş yalnızca satışın yapıldığı yeri gösterirken fatura, satıcının ticari kimliğini resmî bir belgeyle ortaya koyar. Satıcı fatura düzenlemekten kaçınıyorsa bu durum da tutanağa yazılır; faturasız satış, SMK m.29/1-c'deki "bilmesi gerekme" tartışmasında dolaylı bir gösterge olabilir.

Alımın planlanması: kaç adet, hangi aralıkla?

Tek bir test alımı satışın varlığını gösterir; farklı tarihlerde tekrarlanan alımlar ise fiilin sürdüğünü gösterir. SMK m.159/1 ihtiyati tedbir için tecavüzün "gerçekleşmekte olduğunun" ispatını aradığından, tedbir talebi planlanan dosyalarda son alımın talepten kısa süre önce yapılmış olması belirgin bir avantaj sağlar.

Adet konusunda genel kural, ihtiyaç kadar ve olağan müşteri davranışı sınırında kalmaktır. Bir müşterinin tek seferde alabileceği miktar delil için genellikle yeterlidir. Satıcıdan olağan dışı miktarlar istemek, depodan özel sevkiyat talep etmek ya da belirli bir modeli sipariş üzerine "yaptırmak", bir sonraki bölümde ele alınan kışkırtma tartışmasını başlatır.

Farklı ürün grupları satılıyorsa her gruptan en az bir örnek almak, iltibas tartışmasının ürün bazında yapılabilmesini sağlar. Alımlar arasında ürün çeşitliliğinin, fiyatın veya ambalajın değişmesi de not edilir; bu değişiklikler bazen tedarikçi değişikliğine, dolayısıyla zincirin yeni bir halkasına işaret eder.

Meşru sınır: olağan müşteri ile kışkırtıcı arasındaki çizgi

Test alımının meşruiyeti, satıcının zaten yapmakta olduğu bir satışa katılmaktan gelir. Dedektif, satıcıyı suç işlemeye yönlendirmez; satıcının herkese sunduğu ürünü, herkese sunduğu koşullarla alır. Bu çizgi aşıldığında delilin değeri tartışmalı hâle gelir ve dosya, tecavüzden çok delilin nasıl üretildiği üzerine tartışılmaya başlar.

Çizginin pratikteki karşılıkları şunlardır. Satıcıya kolluk görevlisi, denetçi ya da marka temsilcisi gibi davranmak, kimlik taklidiyle bilgi almak anlamına gelir ve yapılmaz. Satıcıyla yapılan konuşmanın gizlice ses veya görüntü olarak kaydedilmesi TCK m.133 kapsamında suç oluşturabilir; bu kayıtlar Anayasa m.38/6 karşısında delil olarak da kullanılamaz. Satıcıya baskı yapmak, "polise vermeden anlaşalım" diyerek para istemek ise başlı başına ayrı suçların konusudur. Bu sınırları tuzak kurarak delil toplamanın hukuki risklerini ele alan yazımızda daha geniş biçimde tartıştık.

Test alımı paketi kontrol listesi

Bir test alımı tamamlandığında, avukata teslim edilecek paketin içinde aşağıdakilerin bulunması gerekir:

  • [ ] Ambalajı açılmamış ürün, numaralı delil torbasında ve mühürlü
  • [ ] Fatura veya fiş aslı; e-arşiv faturada sorgulama çıktısı
  • [ ] Ödeme kaydı: kart slipi, banka hareket dökümü veya havale dekontu
  • [ ] Çevrim içi alımda sipariş onayı, satıcı mağaza sayfasının arşivi, kargo takip numarası ve gönderi belgesi
  • [ ] Paketin açılmadan teslim alındığını ve açılış anını gösteren kesintisiz video (çevrim içi alımda)
  • [ ] Alım tutanağı: tarih, saat, adres, unvan, tabela adı, ödenen bedel, gözlenen koşullar
  • [ ] Satış noktasının kamuya açık alandan çekilmiş cephe ve vitrin fotoğrafları
  • [ ] Teslim-tesellüm tutanağı: kimden kime, ne zaman, hangi mühür numarasıyla
  • [ ] Tüm dijital dosyaların SHA-256 değerlerini içeren bütünlük listesi

Satış noktası, depo ve üretim yeri: zinciri halka halka çözmek

Kalıcı sonuç, satış noktasının değil zincirin daha yukarısının ortaya çıkarılmasıyla alınır. Satış noktası tespiti fiilin varlığını, depo tespiti ölçeğini, üretim yeri tespiti ise kaynağını gösterir. Her halka farklı bir gözlem tekniği, farklı bir süre ve farklı bir hukuki sınır gerektirir.

Pratikte zincir çoğu zaman tersten çözülür: önce görünür olan satış noktası belgelenir, sonra satış noktasına mal getiren hareket izlenir, en son bu hareketin çıktığı adres daraltılır. Bu sıranın bir nedeni de SMK m.30/7'dir. Satıcı soruşturmada malı nereden aldığını bildirirse ve bu bildirim üreticinin ortaya çıkmasını sağlarsa cezaya hükmolunmaz. Marka sahibinin elinde önceden toplanmış bağımsız bir depo ve sevkiyat bulgusu olması, bu beyanın doğru mu yoksa soruşturmayı yanlış adrese yönlendiren bir beyan mı olduğunu sınamayı kolaylaştırır.

Halka Gözlenebilir işaretler Hukuka uygun kaynak Aşılmaması gereken sınır
Fiziksel satış noktası Raf, vitrin, fiyat etiketi, tabela, unvan Test alımı; kamuya açık alandan fotoğraf İşyerinin kamuya açık olmayan bölümlerine girmemek
Çevrim içi satıcı Mağaza adı, tanıtıcı bilgiler, satış adedi, yorumlar İlan arşivi; çevrim içi test alımı Satıcı hesabına veya mesaj kutusuna erişmemek
Nakliye Satış noktasına mal getiren ticari araç, teslimat sıklığı Kamuya açık alandan kısa ve dikkat çekmeyen gözlem Araca takip cihazı takmamak; kişiyi ısrarla izlememek
Depo Aynı aracın yükleme yaptığı adres, koli trafiği Farklı gün ve saatlerde kamuya açık alandan gözlem Depoya girmemek, içeriyi görüntülemek için düzenek kurmamak
Üretim yeri Ambalaj malzemesi girişi, etiketsiz ürün çıkışı, sicil bağlantıları Açık kaynak araştırması; ticaret sicili kayıtları Çalışanlardan kimlik taklidiyle bilgi almamak
İthalat Ürün ve ambalaj profili, sezonluk yoğunluk Marka sahibinin piyasa verisi; gümrük başvurusu Kamu kayıtlarını içeriden sorgulatmamak

Satış noktası: adres neden bu kadar önemli?

CMK m.119/2, arama kararında veya emrinde aramanın yapılacağı konutun veya diğer yerin adresinin açıkça gösterilmesini ister. Bu, delil dosyasının pratik ölçütüdür: "Sanayi sitesinin arka sokağındaki bir dükkân" ifadesi savcılık için kullanılabilir değildir. Kapı numarası, blok ve dükkân numarası, tabela adı, faturadaki unvan ve cephe fotoğrafı aynı sayfada birleşmelidir.

Bazı satış noktalarında taklit ürün vitrinde değil, tezgâh altında ya da müşteri istediğinde arka odadan getirilerek satılır. Bu gözlem tutanağa yazılır; ancak arka odaya girilmez, içeriği görüntülenmeye çalışılmaz. Ürünün "istenince getirilmesi", satış noktasının yanında yakın bir stok alanı bulunduğuna dair bir göstergedir ve savcılığın arama talebinde değerlendirebileceği bir bilgidir.

Depo ve sevkiyat: gözlemin hukuki çerçevesi

Depo tespiti, satış noktasına mal getiren ticari aracın hangi adresten yükleme yaptığının kamuya açık alandan gözlemlenmesiyle yürür. Bu gözlem tek seferlik bir izlenimle değil, farklı günlerde tekrarlanan ve birbirini doğrulayan kayıtlarla anlam kazanır. Aynı aracın birden çok satış noktasına uğraması, ürünün tek bir dağıtım merkezinden çıktığına işaret eder.

Bu aşamada hukuki sınırlar özellikle dikkat ister. Bir aracı saatlerce, fark edilir biçimde ve günlerce izlemek, TCK m.123/A'daki ısrarlı takip suçunun tartışılmasına yol açabilir. Araca takip cihazı takmak, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi ve özel hayatın gizliliği yönünden ciddi suç riskleri doğurur. Gözlemler kısa tutulur, kamuya açık alanla sınırlanır ve kişiye değil ticari faaliyete odaklanır. Bu sınırın nerede başladığını ısrarlı takip suçu ile dedektiflik ilişkisini anlatan yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Üretim yeri: kanıt değil şüphe daraltması

Üretim yerine ilişkin dosyada hedef, kesin bir ispat değil, savcılığın arama talebini dayandırabileceği somut ve tutarlı bir şüphe tablosudur. İçeride üretim yapıldığı ancak kolluk aramasıyla kesinleşir. Dedektifin raporu bu ayrımı açıkça yapar: Doğrulanmış halkalar ile doğrulanamamış ama göstergeleri bulunan halkalar ayrı gösterilir.

Açık kaynak istihbaratı (OSINT) bu aşamada önemli bir tamamlayıcıdır. Ticaret sicili gazetesindeki kuruluş ve adres değişikliği ilanları, şirket ortaklık bağlantıları, çevrim içi satıcıların tanıtıcı bilgilerindeki adresler ve sosyal medyadaki "toptan satış" duyuruları birlikte okunduğunda, saha gözlemiyle bulunan adresin hangi tüzel kişiye bağlı olduğu netleşebilir. Yöntemin sınırlarını açık kaynak araştırmasının ne olduğunu ve neyi kapsamadığını anlatan yazımızda açıkladık.

Çevrim içi pazaryerleri ve sosyal medya: e-ticaret delilini korumak

Çevrim içi taklit satışında delil, ilanın belirli bir tarihteki hâlini değiştirilmediği gösterilebilecek biçimde sabitleyen kayıttır. İlanlar dakikalar içinde silinebilir, fiyatı ve görselleri değiştirilebilir, satıcı başka bir hesapla yeniden açılabilir. Bu nedenle e-ticaret delilinde hız ve yöntem birlikte önem taşır.

Fiziksel dünyadaki satış noktasının çevrim içi karşılığı satıcı mağaza sayfasıdır. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun m.3/1-a, hizmet sağlayıcının sözleşme kurulmadan önce alıcıların kolayca ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak tanıtıcı bilgilerini sunmasını ister. Mağaza sayfasındaki unvan, adres ve kayıt bilgileri, failin kimliği bakımından fiziksel dükkândaki faturanın yerini kısmen tutar; bu yüzden ilanla birlikte mutlaka arşivlenir.

Bir ilanı delil olarak sabitlemenin adımları

  1. URL ve zaman: İlanın tam adresi, kaydın alındığı tarih ve saat (saat dilimiyle) kayda geçirilir. Kısaltılmış bağlantı değil, tarayıcı çubuğundaki tam adres saklanır.
  2. Ekran videosu: Arama sonucundan ilana, ilandan satıcı mağaza sayfasına ve tanıtıcı bilgilere giden yol kesintisiz bir ekran kaydıyla belgelenir. Video, sayfanın bir montaj olmadığını göstermenin en anlaşılır yoludur.
  3. Sayfa kopyası: İlan sayfası ve satıcı sayfası PDF ve mümkünse HTML olarak kaydedilir; ürün görselleri orijinal çözünürlükte indirilir.
  4. Bağımsız arşiv: Uygun olduğunda sayfa, bağımsız bir web arşivi servisine de kaydettirilir. Bu, kaydın yalnızca marka sahibinin bilgisayarında bulunmadığını gösteren ek bir dayanaktır.
  5. Bütünlük değeri: Her dosyanın SHA-256 değeri hesaplanır ve dosya adı, boyutu ve hesaplama zamanıyla birlikte bir listeye yazılır.
  6. Ölçek göstergeleri: Satış adedi, değerlendirme sayısı, stok bilgisi ve satıcının diğer ilanları ayrıca kaydedilir. Bu bilgiler hem kastın hem de SMK m.151 kapsamındaki tazminat hesabının dolaylı göstergeleridir.
  7. Çevrim içi test alımı: İlanın gerçek bir satışa dönüştüğü, sipariş onayı, ödeme kaydı, kargo belgesi ve paketin açılış videosuyla belgelenir.

Hash değerinin ne işe yaradığı sık sorulur. SHA-256 değeri, dosyanın içeriğinden hesaplanan ve dosyada tek bir bit değiştiğinde tamamen farklılaşan bir parmak izidir. Değer, dosyanın içeriğini doğrulamaz; kaydın alındığı andan beri değişmediğini gösterir. Bu ayrımın ve dijital kayıtların mahkemedeki değerlendirmesinin ayrıntıları dijital delilin mahkemede kabulünü anlatan yazımızda yer alıyor.

Pazaryeri ihlal bildirimi: önce arşiv, sonra bildirim

6563 sayılı Kanun m.9/3'e göre elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı, hak sahibinin fikri ve sınai mülkiyet hakkı ihlaline dair bilgi ve belgeye dayanan şikâyeti üzerine ürünü yayımdan kaldırır ve durumu satıcıya ve hak sahibine bildirir. Satıcı, şikâyetin aksini gösteren bilgi ve belgeye dayanan bir itiraz sunarsa ürün yeniden yayımlanır. Şikâyet ve itirazda ilgililerin açık kimlik ve adres bilgileri, ürüne ilişkin bilgiler ve gerekçeler yer alır; genel hükümlere göre yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır.

Bu mekanizma hızlıdır ama iki önemli sonucu vardır. Birincisi, kaldırılan ilan bir daha aynı biçimde elde edilemeyebilir; bu yüzden bildirimden önce yukarıdaki adımlarla arşivlenmesi gerekir. İkincisi, kaldırma bildirimi satıcıyı uyarır. Satıcının bir de fiziksel deposu varsa ve ceza yolu planlanıyorsa, çevrim içi kaldırma ile savcılık şikâyetinin zamanlaması avukatla birlikte kararlaştırılmalıdır. Aksi hâlde ilanı kaldırtmak, deponun boşaltılmasına yol açabilir.

Sosyal medya mağazaları ve kapalı satış kanalları

Taklit ürün satışının bir kısmı pazaryerlerinden sosyal medya hesaplarına, mesajlaşma gruplarına ve "sipariş için mesaj atın" yöntemiyle çalışan kapalı kanallara kaymıştır. Herkese açık profil, gönderi ve fiyat bilgileri aynı yöntemle arşivlenebilir. Kapalı gruplara ise yalnızca herkese açık katılım yoluyla ve gerçek dışı bir kimlik kullanmadan dahil olunabilir; grubun diğer üyelerinin kişisel verileri dosyaya alınmaz.

Mesajla sipariş alan satıcılarda çevrim içi test alımı özellikle değerlidir. Satıcıyla yürütülen yazışma, alıcı tarafın kendi yazışması olduğundan dışa aktarılabilir ve delil olarak sunulabilir; ancak yazışmada satıcıyı belirli bir ürünü "özel olarak" üretmeye yönlendiren ifadelerden kaçınılır. Gönderi üzerindeki gönderici adı ve çıkış şubesi, çoğu zaman kaynak araştırmasının ilk somut ipucudur.

Çevrim içi delil kontrol listesi

  • [ ] İlanın tam URL'si, kayıt tarihi ve saati
  • [ ] Arama sonucundan ilana ve satıcı sayfasına uzanan kesintisiz ekran videosu
  • [ ] İlan ve satıcı sayfasının PDF ve HTML kopyası; orijinal çözünürlükte ürün görselleri
  • [ ] Satıcının tanıtıcı bilgileri: unvan, adres, kayıt numaraları
  • [ ] Satış adedi, değerlendirme sayısı ve stok gibi ölçek göstergeleri
  • [ ] Satıcının diğer ilanları ve varsa bağlantılı hesaplar
  • [ ] Mümkünse bağımsız web arşivi kaydı
  • [ ] Tüm dosyaların SHA-256 değerlerini içeren bütünlük listesi
  • [ ] Pazaryeri bildiriminin tarihi ve sonucu; satıcı itiraz ettiyse itiraz metni

Savcılığa şikâyet, arama ve el koyma: dedektifin rolü nerede biter?

Ceza yolunda süreç, marka sahibinin veya avukatının delil dosyasıyla birlikte Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunmasıyla başlar; arama ve el koyma ise yalnızca hâkim kararı ya da kanunun saydığı hâllerde savcının yazılı emriyle, kolluk tarafından yapılır. Dedektifin görevi şikâyetten önce biter: Savcılığın üzerinde işlem yapabileceği somut, hukuka uygun ve zinciri belgelenmiş bulguyu hazırlamak.

Şikâyet dilekçesini güçlendiren içerik

Şikâyet dilekçesinin hukuki kurgusu avukatın işidir; ancak dilekçenin ekleri savcının ilk okumada dosyayı ciddiye alıp almayacağını belirler. Etkili bir şikâyet dosyasında genellikle şunlar bulunur: güncel tescil belgesi ve tescil kapsamı; orijinal ile taklit ürünün karşılaştırmalı görselleri; test alımı belgeleri ve teknik inceleme notu; satış noktasının ve varsa depo şüphesinin tam adresi; çevrim içi ilanların arşivi; olayların tarih sırasına göre özetlendiği kısa bir kronoloji.

Kronoloji küçük görünen ama sık ihmal edilen bir ektir. Savcılık çok sayıda dosyayla çalışır; ilk fark edilme tarihinden son test alımına kadar her olayın tek satırda, belge numarasıyla gösterildiği bir sayfa, dosyanın hem anlaşılmasını hem de şikâyet süresinin kontrolünü kolaylaştırır.

Arama kararının dayandığı ölçüt

CMK m.116, suç delillerinin elde edilebileceğine dair makul şüphe bulunması hâlinde şüphelinin işyeri ve ona ait diğer yerlerin aranabileceğini düzenler. CMK m.119/1'e göre arama, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılır; işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emri yeterli değildir. CMK m.118 ise konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamayacağını hükme bağlar.

Bu hükümler delil dosyası için şu anlama gelir: Savcının talebinde fiilin, adresin ve aramanın gerekçesinin açıkça yazılabilmesi gerekir. Test alımının tarihi ne kadar yakınsa, adres ne kadar kesinse ve depo ile satış noktası arasındaki bağlantı ne kadar somut gösterilmişse, talep o kadar güçlü olur. El koyma ise CMK m.127 uyarınca aynı yetki düzenine bağlıdır; hâkim kararı olmadan yapılan el koyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.

Arama sonrasında süreç nasıl ilerler?

Arama ve el koymanın ardından ele geçirilen ürünlerin orijinal olup olmadığı soruşturma kapsamında bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Bu aşamada marka sahibinin daha önce hazırladığı ürün profili, yani orijinali ayırt eden kod, etiket, hologram ve malzeme özellikleri incelemeyi hızlandırır. Dava aşamasında ise SMK m.156 uyarınca fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi, kurulmadığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye ceza mahkemesi görevlidir.

Dedektifin dosyadaki rolü bu noktada tanıklıkla sınırlıdır. Test alımını yapan veya gözlemi gerçekleştiren kişi, gerekirse yaptığı işlemi ve düzenlediği tutanağı tanık olarak açıklayabilir. Ürünün sahte olduğuna, failin suçlu olduğuna ya da cezanın ne olması gerektiğine dair bir değerlendirme yapmaz.

Hukuk yolu: tecavüzün tespiti, ihtiyati tedbir ve tazminat

Hukuk yolu, ceza yolunun alternatifi değil tamamlayıcısıdır: Ceza soruşturması failin cezalandırılmasına odaklanırken, SMK m.149 vd. kapsamındaki hukuk davaları tecavüzün durdurulmasını, ürünlere el konulmasını ve zararın tazminini sağlar. Hukuk yolunun en önemli farkı, tescil şartı ve şikâyet süresi gibi ceza yoluna özgü engellere bağlı olmamasıdır; ancak ispat yükü davacıdadır.

SMK m.149: Marka sahibinin talepleri

SMK m.149/1 hak sahibine mahkemeden şu taleplerde bulunma imkânı tanır: fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini, tecavüz oluşturan ürünlere ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan araçlara el konulması, el konulan ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınması, ürünlerin şeklinin değiştirilmesi, markaların silinmesi veya kaçınılmazsa imhası ve kesinleşmiş kararın ilan edilmesi. İlan talebi, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde istenmezse düşer.

SMK m.150/3 delil açısından ayrıca önemlidir. Hak sahibi, tazminat davası açmadan önce delillerin tespiti için ya da açılmış davada zarar miktarının belirlenmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılmasıyla ilgili belgelerin tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulmasına karar verilmesini talep edebilir. Saha ve çevrim içi bulgular, bu talebin hangi belgelere yöneltileceğini belirlemede yol gösterir.

SMK m.159: İhtiyati tedbirin ispat eşiği

İhtiyati tedbir, dava sonuçlanana kadar tecavüzün sürmesini engellemenin en etkili aracıdır. SMK m.159/1'e göre dava açma hakkı olan kişi, dava konusu kullanımın ülke içinde hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla ihtiyati tedbir talep edebilir. Tedbirler özellikle tecavüz fiillerinin durdurulmasını, ürünlere ve üretim araçlarına, gümrük ve serbest bölgeler dahil bulundukları her yerde el konulmasını ve teminat verilmesini kapsar.

Kanunun "gerçekleşmekte olduğunu" ifadesi delil planının merkezindedir. Altı ay önce yapılmış tek bir test alımı, tecavüzün bugün sürdüğünü göstermekte zayıf kalır. Tedbir talebinden kısa süre önce yenilenen test alımı, güncel ilan arşivi ve sevkiyatın sürdüğünü gösteren tarihli gözlemler, mahkemenin "hâlâ devam ediyor mu?" sorusuna doğrudan cevap verir. Delilin kaybolma riski yüksekse HMK m.400 vd. kapsamında delil tespiti de değerlendirilebilir.

Tazminat hesabında saha delilinin rolü dolaylıdır ama değerlidir. İlanlardaki satış adedi ve değerlendirme sayısı, satış noktalarının sayısı, sevkiyat sıklığı ve test alımında ödenen fiyat, bilirkişinin tecavüzün ölçeğini değerlendirirken başvurabileceği somut verilerdir. Bu verilerin tarihli ve kaynağı belli olması, hesabın tahmine değil kayda dayanmasını sağlar.

Ceza yolu ile hukuk yolunun karşılaştırması

Ölçüt Ceza yolu (SMK m.30) Hukuk yolu (SMK m.149 vd.)
Amaç Failin cezalandırılması; arama ve el koymayla delilin ele geçirilmesi Tecavüzün durdurulması, ürünlere el konulması, zararın tazmini
Tescil şartı Türkiye'de tescil zorunlu (m.30/5) Tescil esas; başvuru aşamasında m.7/4 kapsamında tazminat davası
Başlatma Şikâyet (m.30/6); altı ay içinde (TCK m.73) Dava veya dava öncesi ihtiyati tedbir talebi
Süre sınırı Altı aylık şikâyet süresi TBK zamanaşımı hükümleri (m.157)
Delil toplama gücü Kolluk araması ve el koyma (CMK m.119, m.127) Delil tespiti (HMK m.400 vd.), belge sunma talebi (m.150/3)
Görevli mahkeme Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi (m.156) Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi (m.156)
Delilde öne çıkan Adres, güncel satış, depo bağlantısı, failin kimliği Tecavüzün sürdüğü, ölçeği, zararın hesaplanabilirliği

Gümrükte tedbir: taklit ürünü sınırda durdurmak

Gümrükte tedbir, fikri ve sınai mülkiyet haklarını ihlal eden eşyanın ithalat veya ihracat sırasında, hak sahibinin talebiyle ya da sınırlı hâllerde gümrük idaresinin kendi inisiyatifiyle durdurulması veya alıkonulmasıdır. Dayanağı 4458 sayılı Gümrük Kanunu m.57'dir. Piyasaya henüz dağılmamış bir sevkiyatın sınırda durdurulması, aynı ürünlerin onlarca satış noktasında tek tek aranmasından çok daha etkilidir.

Bu sürelerin kısalığı, gümrük tedbirinin aslında bir hazırlık işi olduğunu gösterir. On iş günü içinde ihtiyati tedbir kararı alınabilmesi için mahkemeye, SMK m.159'un aradığı biçimde tecavüzün gerçekleşmekte olduğunu gösteren delillerin hızla sunulması gerekir. Durdurulan eşyanın fotoğrafları ve gümrük bildirimi bu delilin önemli bir parçasıdır; ancak piyasada aynı ürünün satıldığını gösteren yakın tarihli test alımları ve ilan kayıtları, talebin ciddiyetini güçlendirir.

Gümrük başvurusunda piyasa verisinin bir başka işlevi de risk profili oluşturmaktır. Taklitlerin hangi ürün gruplarında, hangi ambalaj özellikleriyle ve hangi dönemlerde yoğunlaştığına dair bilgi, gümrük idaresinin şüpheli eşyayı tanımasını kolaylaştırır. Madde ayrıca kolaylaştırılmış imha ve hak sahibinin belirlediği tutarda teminatla iade imkânlarının yönetmelikle düzenleneceğini öngörür. Başvurunun usulü ve güncel elektronik başvuru adımları Ticaret Bakanlığı düzenlemelerine göre avukatınız veya marka vekilinizce takip edilmelidir.

Bir sınırı da bilmek gerekir: Madde, hak sahibinin izniyle üretilmiş eşyanın onun rızası dışında bir gümrük işlemine tabi tutulmasını, onaylanandan farklı şartlarda üretilmesini veya başka şartlarda marka taşımasını bu hükmün kapsamı dışında tutar. Yani orijinal ürünün yetkisiz paralel ithalatı ya da lisanslı üreticinin sözleşme dışı fazla üretimi, gümrükte bu madde üzerinden taklit ürün gibi durdurulamaz; bu tür sorunlar sözleşme hukuku ve diğer hukuki araçlarla ele alınır.

Zamanlama: delil hangi sırayla toplanır?

Taklit ürün dosyalarında sıralama, tek tek delillerin kalitesi kadar belirleyicidir. Doğru sıra genellikle şöyledir: önce hak ve süre kontrolü, sonra karşı tarafı uyarmayan kayıtlar, ardından test alımı ve teknik değerlendirme, sonra kaynak gözlemi ve en son karşı tarafı uyaran adımlar. İhtarname, pazaryeri bildirimi ve şikâyet bu son gruba girer.

Aşağıdaki akış tipik bir dosyanın iskeletidir; süreler dosyanın büyüklüğüne, il sayısına ve sevkiyat düzenine göre değişir:

  1. Kayıt ve ön kontrol (ilk günler): Taklidin ilk fark edildiği tarih, kaynak ve kanal yazılır; tescil belgesi ve kapsamı kontrol edilir; avukat dosyaya dahil edilir.
  2. Sessiz arşiv: Çevrim içi ilanlar ve satıcı sayfaları karşı tarafa hiçbir bildirim yapılmadan arşivlenir; fiziksel satış noktaları kamuya açık alandan belgelenir.
  3. Test alımı: Fiziksel ve çevrim içi alımlar yapılır, ürünler mühürlenir ve teslim tutanağıyla marka sahibinin teknik birimine ulaştırılır.
  4. Teknik değerlendirme: Marka sahibi ürünlerin orijinal olmadığını gerekçeleriyle yazılı olarak bildirir. Bu not, şikâyet dilekçesinin ekidir.
  5. Kaynak gözlemi: Sevkiyat ve depo şüphesi farklı gün ve saatlerde yapılan kamuya açık alan gözlemleriyle daraltılır; açık kaynak bulgularıyla eşleştirilir.
  6. Güncelleme: Şikâyet veya tedbir talebinden kısa süre önce son bir test alımı ve ilan arşivi yapılır.
  7. Hukuki adım: Avukat şikâyet, ihtiyati tedbir, pazaryeri bildirimi veya gümrük başvurusunun sırasını ve zamanlamasını belirler.

Bu akışta altı aylık şikâyet süresi her zaman göz önünde tutulur. Kaynak araştırması uzarsa satış noktasına ilişkin delille şikâyet süresi korunur, kaynak araştırması paralel biçimde sürdürülür; elde edilen yeni bulgular soruşturmaya ek olarak sunulabilir.

Senaryodaki belirleyici karar, pazaryeri bildirimlerinin ertelenmesidir. İlanlar ilk gün kaldırtılsaydı satıcılar uyarılacak, paketleme adresi büyük olasılıkla boşaltılacaktı. Arşiv ilanın delil değerini koruduğu için bildirimin ertelenmesi delil kaybına yol açmadı; yalnızca zamanlama avukatın kararına bırakıldı.

Marka sahteciliği dosyalarında sık yapılan hatalar

Marka sahteciliği dosyalarındaki hataların çoğu, iyi niyetle ama yanlış sırayla ya da yanlış araçla hareket etmekten kaynaklanır. Aşağıdaki hatalar, delilin değerini düşüren ya da hukuki yolu tamamen kapatan en yaygın örneklerdir:

  1. Tescil kapsamını kontrol etmeden şikâyete gitmek. Taklit ürün tescil belgesindeki sınıflardan birinde değilse ya da tescil süresi dolmuşsa, dosya savcılıkta ilk aşamada takılır.
  2. Tüketiciyi hedef almak. SMK m.153/1 kişisel kullanım için ürün bulunduranlara karşı dava ve şikâyeti kapatır. Tüketiciye yönelik bir işlem hem sonuçsuz kalır hem de marka itibarına zarar verir.
  3. Test alımını satıcıyla pazarlığa dönüştürmek. Olağan dışı miktar istemek, özel üretim talep etmek ya da satıcıyı "daha fazlasını getirmeye" ikna etmek, delilin kışkırtma yoluyla elde edildiği tartışmasını başlatır.
  4. Satıcıyla konuşmayı gizlice kaydetmek. Bu kayıt delil değeri taşımaz ve kaydı yapan kişi için TCK m.133 kapsamında suç riski doğurur. Güçlü delil kayıt değil, belgedir.
  5. Ürünün sahte olduğunu dedektife yazdırmak. Orijinallik değerlendirmesi marka sahibinin teknik birimine ve yargılamada bilirkişiye aittir. Bu değerlendirmeyi saha raporuna karıştırmak raporun tarafsızlığını zedeler.
  6. Tek test alımıyla tedbir talep etmek. Aylar önce yapılmış tek bir alım, SMK m.159'un aradığı "gerçekleşmekte olma" unsurunu göstermekte zayıf kalır.
  7. Belirsiz adresle arama talep etmek. CMK m.119/2 adresin açıkça gösterilmesini ister. "Şu sokaktaki bir depo" bilgisiyle yapılan talep çoğu zaman sonuç vermez.
  8. Paralel ithalatı taklitle karıştırmak. Orijinal ürünün yetkisiz kanaldan girişi ne SMK m.30 kapsamında bir suçtur ne de Gümrük Kanunu m.57 kapsamında durdurulabilir; haksız şikâyet karşı tarafa güçlü bir savunma ve talep zemini verir.
  9. Mühürsüz ürünü şirket içinde dolaştırmak. Test alımı ürününün satış, kalite ve hukuk birimleri arasında tutanaksız el değiştirmesi, ürünün değiştirildiği itirazına kapı açar. Zincirin neden kopmaması gerektiğini delil zincirinin halkalarını anlatan yazımızda ayrıntılı olarak açıkladık.

Kanıt Dedektiflik bu süreçte ne yapar?

Kanıt Dedektiflik, marka sahteciliği dosyalarında hukuki adımların dayanacağı delili hazırlar; hukuki adımları atmaz. Çalışma, Kanıt Yöntemi çerçevesinde bir hukuka uygunluk ön testiyle başlar: markanın Türkiye'de tescilli olup olmadığı, taklit ürünün tescil kapsamında bulunup bulunmadığı ve hedefin tüketici değil ticari zincir olduğu kontrol edilir. Bu testten geçmeyen talepler kabul edilmez.

Yazılı kapsamda test alımı adedi, bütçe, teslim zinciri ve ürünlerin hangi teknik birime ulaştırılacağı belirlenir. Saha ekibi satış noktalarını belgeler, olağan müşteri sınırında test alımı yapar, çevrim içi ilanları ve satıcı sayfalarını arşivler, sevkiyat ve depo şüphesini kamuya açık alandan yapılan gözlemlerle daraltır. Her fotoğraf, video ve ekran kaydı zaman damgasıyla saklanır; ürünler mühürlenir ve her el değiştirme tutanağa bağlanır.

Teslim edilen Delil Dosyası; kronoloji, test alımı paketleri, satış noktası ve depo bulguları, doğrulanmış ve doğrulanamamış halkaları ayrı gösteren tedarik zinciri şeması, yöntem beyanı ve bütünlük listesinden oluşur. Dosya, avukatın şikâyet, tedbir, pazaryeri ve gümrük başvurularında doğrudan kullanabileceği bir bulgu özetiyle başlar. Arama, el koyma ve satıcıyla yüzleşme her zaman kapsam dışındadır.

Markanızın taklidini gördüğünüz gün yapılacaklar

Taklidi fark ettiğiniz gün atacağınız adımlar, dosyanın aylar sonraki sonucunu belirler. Panikle satıcıyı aramak ya da ilanı hemen kaldırtmak yerine, delili koruyan ve seçenekleri açık tutan küçük adımlarla başlayın.

Bugün yapabilecekleriniz şunlardır. Taklidi ilk kez nereden, ne zaman ve kimden öğrendiğinizi yazılı olarak kayda alın; bu tarih altı aylık şikâyet süresi bakımından önemlidir. Elinizdeki şüpheli ürünü açmadan, kullanmadan bir zarfa koyun ve kimden geldiğini not edin. Gördüğünüz ilanın tam bağlantısını kaydedin, sayfayı ekran videosuyla gezin, satıcı sayfasını da arşivleyin ve ilanı henüz bildirmeyin. TÜRKPATENT kayıtlarından tescilinizin güncel olduğunu ve taklit ürünün tescil kapsamında bulunduğunu kontrol edin.

Ardından avukatınızla ya da marka vekilinizle kısa bir görüşme yapın ve üç soruyu birlikte cevaplayın: Ceza yolu açık mı? İhtiyati tedbir gerekli mi? Pazaryeri bildirimi ve şikâyet hangi sırayla yapılmalı? Şüpheyi şirket içinde dar bir ekipte tutun; bayi ağında konuşulan bir araştırma, satış zincirine beklenenden hızlı ulaşabilir.

Satış noktasından depoya, depodan kaynağa uzanan bir delil dosyasına ihtiyaç duyuyorsanız, elinizdeki ilk bilgileri ücretsiz bir ön görüşmede birlikte değerlendirip şikâyet süresini gözeten bir çalışma planı çıkarabiliriz. Amaç, söylentiyi savcının ve hâkimin üzerinde işlem yapabileceği belgeye dönüştürmek: şüphe değil, kanıt.

Kaynaklar ve mevzuat

  1. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (m.7, 29, 30, 149-159)
  2. 4458 sayılı Gümrük Kanunu (m.57)
  3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m.116, 118, 119, 127)
  4. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (m.3, m.9)
  5. Türk Patent ve Marka Kurumu

Bu konuyla ilgili hizmetler

SSS

Sık sorulan sorular

Marka sahteciliği suçunun cezası nedir?
SMK m.30/1'e göre başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas yoluyla tecavüz ederek mal üreten, satışa arz eden, satan, ithal veya ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Suç tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenirse ayrıca güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Cezanın verilebilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır.
Henüz tescil edilmemiş, başvurusu yapılmış markam için ne yapabilirim?
Ceza yolu kural olarak kapalıdır, çünkü SMK m.30/5 tescil şartı arar. SMK m.7/4 ise başvurunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve tescil hâlinde yasaklanabilecek fiiller için başvuru sahibine tazminat davası açma yetkisi tanır; mahkeme tescil yayımlanmadan iddialar hakkında karar veremez. Bu dönemde delil toplamaya devam etmek, tescil sonrasında hızlı hareket etmeyi sağlar. Hangi yolun izleneceğini avukatınızla değerlendirin.
Test alımı sırasında satıcıyla konuşmayı gizlice kaydedebilir miyim?
Hayır. Aleni olmayan konuşmaların katılanların rızası olmadan kaydedilmesi TCK m.133 kapsamında suç oluşturabilir ve bu yolla elde edilen kayıt Anayasa m.38/6 karşısında delil olarak kullanılamaz. Test alımında güçlü delil kayıt değil belgedir: fatura veya fiş, ödeme dekontu, kargo ve teslim belgeleri ile alımdan hemen sonra düzenlenen tutanak. Satıcının söyledikleri gerekiyorsa tutanağa yazılır ve tanık beyanıyla desteklenir.
Pazaryerindeki taklit ilanın ekran görüntüsü delil olarak yeterli mi?
Tek başına zayıftır. URL'si, alındığı tarih ve saat, satıcı mağazasının tanıtıcı bilgileri ve dosyanın bütünlük (hash) değeri olmayan bir görüntü, düzenlenmiş olduğu itirazına açıktır. Güçlü bir kayıt için ilan sayfası ekran videosuyla gezilir, sayfa PDF veya HTML olarak saklanır, satıcı sayfası ayrıca arşivlenir, her dosyanın SHA-256 değeri listelenir. Mümkünse bir çevrim içi test alımıyla ilanın gerçek satışa dönüştüğü de belgelenir.
Taklit ürünün sahte olduğuna kim karar verir?
Ürünün orijinal olup olmadığını ilk aşamada marka sahibinin teknik birimi karşılaştırma numunesine göre değerlendirir; soruşturma veya davada ise belirleyici olan, savcılığın ya da mahkemenin atadığı bilirkişinin incelemesidir. Dedektif ürünün sahte olduğuna hüküm vermez; ürünün nereden, ne zaman, hangi belgeyle alındığını ve o andan beri değişmeden korunduğunu gösterir. Bu ayrım raporun tarafsızlığını ve güvenilirliğini korur.
Savcılık arama kararı istemek için ne kadar delile ihtiyaç duyar?
CMK m.116, suç delillerinin elde edilebileceğine dair makul şüphe arar; CMK m.119/2 ise arama kararında aramanın nedeni olan fiilin ve aramanın yapılacağı adresin açıkça gösterilmesini ister. Pratikte tescil belgesi, yakın tarihli test alımı belgeleri, satış noktasının tam adresi ve varsa depoya ilişkin tarihli gözlemler bu şüpheyi somutlaştırır. Kararı talep etmek savcılığın, vermek sulh ceza hâkimliğinin takdirindedir.
Satıcı malı nereden aldığını söylerse ceza almaz mı?
SMK m.30/7'ye göre taklit malı satışa arz eden veya satan kişi, malı nereden temin ettiğini bildirir ve böylece üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Hüküm yalnızca isim vermekle değil, bildirimin üreticinin ortaya çıkmasını ve mallara el konulmasını sağlamasıyla işler. Bu nedenle marka sahibinin elinde bağımsız bir depo veya kaynak bulgusu olması, beyanın doğruluğunu sınamayı kolaylaştırır.
Marka hakkına tecavüzde tazminat nasıl hesaplanır?
SMK m.151'e göre zarar, fiili kayıp ile yoksun kalınan kazancı kapsar. Yoksun kalınan kazanç hak sahibinin seçimine göre üç yöntemle hesaplanır: tecavüz olmasaydı elde edilecek muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği net kazanç veya hukuka uygun lisans hâlinde ödenecek lisans bedeli. Ayrıca m.150/2 uyarınca kötü kaliteli taklit nedeniyle markanın itibarı zarar görmüşse ayrı tazminat istenebilir. Satış hacmini gösteren tarihli kayıtlar bu hesapta önem taşır.
Gümrük taklit ürünü kendiliğinden durdurabilir mi?
Evet, sınırlı olarak. Gümrük Kanunu m.57/1-b'ye göre henüz başvuru yapılmamış olsa da eşyanın fikri ve sınai mülkiyet haklarını ihlal ettiğine dair açık deliller varsa gümrük idaresi, hak sahibinin geçerli başvuru yapabilmesi için eşyayı üç iş günü süreyle resen alıkoyabilir veya işlemlerini durdurabilir. Bu sürenin kısalığı nedeniyle önceden başvuru yapmış ve ürün profilini hazırlamış olmak büyük avantaj sağlar.
Taklit ürün dosyası hangi mahkemede görülür?
SMK m.156'ya göre görevli mahkemeler fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir; bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun belirlediği asliye hukuk veya asliye ceza mahkemeleri bakar. Hak sahibinin üçüncü kişilere karşı açacağı hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri, fiilin gerçekleştiği yer veya etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.
Ücretsiz ön görüşme

Şüphe değil, kanıt.

Durumunuzu anlatın; talebin hukuka uygun olup olmadığını, hangi delilin işinize yarayacağını ve sürecin nasıl ilerleyeceğini açıkça söyleyelim. Ön görüşme ücretsizdir ve kayıt altına alınmaz.

WhatsApp'tan yazın Hemen arayın

Ön görüşme: her gün 09:00–22:00 · WhatsApp mesajı: 7/24