Sosyal medyada aldatma tespiti hukuka uygun yapıldığında, yalnızca herkese açık ya da size meşru biçimde gösterilen içeriğin incelenmesi ve doğru korunmasından oluşur. Eşin hesabına girmek TCK m.243 kapsamında suçtur ve elde edilen bilgi delil sayılmaz. Ekran görüntüsü tek başına zayıftır; URL, mutlak tarih-saat, ekran kaydı, arşiv ve hash değeriyle desteklenmelidir.
- Sosyal medyada üç bölge vardır: herkese açık içerik, sizinle paylaşılan içerik ve size kapalı içerik; hukuka uygun inceleme ilk ikisiyle sınırlıdır.
- Şifreyi bilmek hesaba girme izni anlamına gelmez; izinsiz giriş TCK m.243 kapsamında suçtur ve elde edilen içerik HMK m.189/2 uyarınca delil olarak dikkate alınmaz.
- Sahte hesapla eşe veya üçüncü kişiye yaklaşmak; kışkırtma itirazı, ısrarlı takip ve kişisel veri riskleri nedeniyle delili zayıflatır ve sizi savunma konumuna iter.
- Ekran görüntüsü kolay düzenlenir, bağlamı keser ve kaynağını göstermez; URL, mutlak tarih-saat, kesintisiz ekran kaydı ve SHA-256 hash değeriyle güçlenir.
- Beğeni, takip, çevrimiçi göstergesi ve arkadaş önerisi gibi sinyaller bir ilişkiyi değil, yalnızca bir etkileşimi gösterir ve tek başına yorumlanmamalıdır.
İçindekiler

Eşinizin herkese açık bir fotoğrafına bırakılmış samimi bir yorum, bir hikâyede beliren tanımadığınız bir el, gece yarısı yeşil yanan bir çevrimiçi göstergesi… Sosyal medya şüpheyi hem besleyen hem de çoğu zaman yanlış yöne taşıyan bir alandır. Sosyal medyada aldatma tespiti mümkündür; ama hukuka uygun yapıldığında sanıldığından çok daha dar bir alanı kapsar: herkese açık ya da size meşru biçimde gösterilen içeriği görmek, onu doğru yorumlamak ve itiraza dayanacak biçimde korumak.
Bu alanın dışına çıkmak, yani eşin hesabına girmek, mesajlarını açmak veya sahte bir hesapla onu “denemek”, sizi bir ceza soruşturmasıyla karşı karşıya bırakabilir ve elde ettiğiniz bilginin dava dosyasında hiçbir işe yaramamasına yol açabilir. Sosyal medyada asıl zor olan bir şey bulmak değil, bulduğunuzu kullanılabilir biçimde korumaktır. İçerikler dakikalar içinde silinir, kullanıcı adları değişir, ekran görüntüleri “sahte” diye itiraz görür.
Aşağıda önce hukuka uygun alanın sınırlarını, sonra dijital izlerin neyi gösterip neyi göstermediğini, hesap ele geçirme ve sahte hesap risklerini, ekran görüntüsünün zayıflıklarını ve bir içeriği URL, tarih, arşiv ve hash ile koruma yöntemini adım adım bulacaksınız. Son bölümler, mahkemenin bu içeriklere nasıl baktığını ve avukatınıza ne götürmeniz gerektiğini anlatıyor.
Sosyal medyada aldatma tespiti nerede başlar, nerede biter?
Sosyal medyada aldatma tespiti, herkese açık veya sizinle meşru biçimde paylaşılmış içeriğin gözlemlenmesi, yorumlanması ve delil olarak korunmasıyla başlar; başkasına ait bir hesabın, mesaj kutusunun veya kapalı içeriğin kapısında biter. Bu çizgiyi anlamanın en pratik yolu, sosyal medyayı üç bölgeye ayırmaktır.
| Bölge | Örnek | Erişim durumu | Hukuki risk | Delil potansiyeli |
|---|---|---|---|---|
| Herkese açık | Açık profildeki paylaşımlar, herkese açık yorumlar, açık hesaplarda etiketlendiği fotoğraflar, işletme sayfalarındaki değerlendirmeler | Herkes görebilir | Görmek ve dava için kaydetmek düşük risk; yaymak ayrıca değerlendirilir | Doğru korunursa var |
| Sizinle paylaşılan | Size gönderilen mesajlar, takip ettiğiniz kapalı hesabın paylaşımları, sizin de görebildiğiniz “yakın arkadaşlar” hikâyesi | Meşru erişiminiz var | Kendi kullanımınız için düşük; alenen ifşa TCK m.132 riski | Var; bağlam ve bütünlük önemli |
| Size kapalı | Eşin mesaj kutusu, kapalı hesaplar, başka cihazlardaki oturumlar, silinmiş içerik | Erişim yetkiniz yok | TCK m.243, m.132 ve m.134 riski | Hukuka aykırı delil (HMK m.189/2) |
Bu ayrımda belirleyici olan, içeriğe teknik olarak ulaşıp ulaşamamanız değil, ulaşmaya yetkili olup olmadığınızdır. Eşinizin telefonu masada açık duruyor olabilir, şifresini biliyor olabilirsiniz, eski bir tablette hesabı açık kalmış olabilir. Bunların hiçbiri o hesabı sizin için ikinci bölgeye taşımaz; teknik kolaylık hukuki yetki yaratmaz.
Ara durumlar
Kapalı bir hesabın içeriğini, o içeriği görmeye yetkili bir takipçi size kendiliğinden gösterirse ne olur? Bu, hesaba girmekle aynı şey değildir. Ancak içerik sınırlı bir çevreyle paylaşıldığı için mahremiyet ve hukuka uygunluk tartışması doğabilir. Böyle bir durumda içeriği çoğaltıp yaymak yerine, ne gördüğünüzü ve kimin gösterdiğini tarihiyle not edip avukatınıza danışmak daha güvenlidir; o kişi gerekirse tanık olarak da dinlenebilir.
Buna karşılık bir arkadaşınızdan, sizin adınıza kapalı hesabı takip etmesini ve içeriği size aktarmasını istemek, aldatıcı bir erişim yolu kurmak anlamına gelir. Bu, kendiliğinden yapılan bir paylaşım kadar rahat savunulamaz ve arkadaşınızı da hukuki bir tartışmanın içine çeker. Aynı şekilde eşinizin size yıllar önce açtığı bir hesap erişimini, şüphe döneminde onun haberi olmadan kullanmak da üçüncü bölgeye girer.
Açık profil analizi: herkese açık izler neyi gösterir, neyi göstermez?
Açık profil analizi, bir kişinin kendi isteğiyle herkese açık bıraktığı paylaşımların, etiketlerin, yorumların ve etkileşimlerin sistemli biçimde incelenmesidir. Hukuka uygun bir yöntemdir ve açık kaynak istihbaratının (OSINT) bir parçasıdır. Ama gösterebildiği şey sınırlıdır: Bir ilişkiyi değil, belirli bir zamanda belirli bir içeriğin var olduğunu gösterir.
Hangi izlere bakılır?
Hukuka uygun bir açık profil incelemesi genellikle şu izleri kapsar:
- Eşin kendi herkese açık paylaşımları, hikâye öne çıkanları ve profil bilgisindeki değişiklikler
- Başkalarının herkese açık paylaşımlarında etiketlendiği içerikler
- Herkese açık yorumlar ve yanıt zincirleri
- Konum etiketi içeren paylaşımlar
- Mekân ve işletme sayfalarındaki herkese açık değerlendirmeler ve fotoğraflar
- Herkese açık spor, etkinlik veya seyahat paylaşımları
- Üçüncü bir kişinin herkese açık profilinde, eşle aynı tarihe ve mekâna işaret eden içerikler
Açık profil analizinin gücü tek bir paylaşımdan değil, çapraz eşleştirmeden gelir. Eşinizin “iş yemeğindeydim” dediği akşam, herkese açık bir hesapta aynı mekânda çekilmiş ve onun da göründüğü bir fotoğraf tek başına bir şey kanıtlamaz; ama söylenen ile olgu arasındaki çelişkiyi belgeleyen somut bir bulgudur. Bu tür eşleştirmeler, sistemli ve kayıt altına alınarak yapıldığında anlam kazanır. Yöntemin genel çerçevesi için OSINT nedir ve hukuka uygun nasıl kullanılır yazısına bakabilirsiniz.
| İz türü | Ne gösterebilir? | Ne göstermez? | Kalıcılık |
|---|---|---|---|
| Herkese açık paylaşım | İçeriğin yayımlandığı an, karede görünen kişiler, varsa konum etiketi | Fotoğrafın çekildiği an; karedeki ilişkinin niteliği | Silinebilir, düzenlenebilir, arşivlenebilir |
| Etiketlenme | Bir başkasının eşi bir içerikle ilişkilendirdiği | Eşin gerçekten orada bulunduğu (etiket hatalı veya şaka olabilir) | Etiket kaldırılabilir |
| Konum etiketi | Paylaşımın bir mekânla ilişkilendirildiği | Kişinin o anda gerçekten orada olduğu | Elle seçilir, sonradan değiştirilebilir |
| Herkese açık yorum | İki hesap arasında etkileşim bulunduğu | Etkileşimin samimiyet derecesi veya bir ilişki | Silinebilir |
| Beğeni | Bir hesabın bir içerikle etkileşime girdiği | İlgi, ilişki veya iletişim | Geri alınabilir; listesi çoğu zaman görünmez |
| Takip ve takipçi listesi | İki hesap arasında bağlantı bulunduğu | Tanışıklığın niteliği veya başlangıç tarihi | Sürekli değişir |
| Hikâye | Kısa süreli içerik ve görüntülenme | Kalıcı bir kayıt | Öne çıkarılmadıkça kısa sürede kaybolur |
Tablodaki en önemli ayrım ilk satırdadır: Paylaşım tarihi, fotoğrafın çekildiği tarih değildir. Bir kişi aylar önce çekilmiş bir fotoğrafı bugün paylaşabilir; konum etiketini istediği mekândan seçebilir. Bu nedenle bir paylaşımı zaman çizelgesine yerleştirirken, fotoğrafın içindeki mevsim, kıyafet, mekândaki dekor veya o güne özgü bir etkinlik gibi ipuçlarını başka kaynaklarla karşılaştırmak gerekir.
Açık profilde nerede durulur?
Herkese açık içeriğe bakmak hukuka uygundur; ama bunun da bir ölçüsü vardır. Bir kişinin ya da onunla görüştüğü düşünülen üçüncü kişinin bütün dijital hayatını sistemli biçimde dosyalamak, özellikle bu bilgiler başkalarıyla paylaşılıyor ya da kişiyi rahatsız edecek biçimde kullanılıyorsa, kişisel verilerin korunması ve ısrarlı takip açısından sorun doğurabilir.
KVKK m.5, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş verilerin işlenmesini işleme şartları arasında sayar; ancak bu şartın sınırsız bir serbestlik anlamına gelmediği, verinin hangi amaçla herkese açık bırakıldığının da dikkate alındığı kabul edilir. Pratik ölçü basittir: Şüphenizle ilgili içerik kaydedilir, geri kalanı kaydedilmez. Üçüncü kişinin ailesi, işi veya geçmişiyle ilgili ve sorunuzla bağlantısı olmayan bilgiler dosyaya girmez.
Gizli ikinci hesap şüphesi
Bazen şüphe eşin bilinen hesabına değil, bilinmeyen ikinci bir hesaba yöneliktir. Böyle bir hesabın eşe ait olduğunu göstermek, yani hesabı bir kişiye bağlamak (atıf), sosyal medya incelemesinin en zor kısmıdır. Aynı fotoğrafın iki hesapta kullanılması, benzer yazım alışkanlıkları, aynı mekân ve saatlerde yapılan paylaşımlar ya da ortak takipçi kümeleri birer ipucudur; ama hiçbiri tek başına hesabın kime ait olduğunu kanıtlamaz.
Atıf zayıf kaldığında, en çarpıcı içerik bile dosyada “bu hesap benim değil” itirazıyla etkisizleşebilir. Bu yüzden ikinci hesap şüphesinde amaç hesabı “ifşa etmek” değil, onu kişiye bağlayan bağımsız, herkese açık ve tekrarlanabilir göstergeleri kayda almaktır. Hesap sahibini ortaya çıkarmak için bağlantı tuzağı göndermek, sahte kimlikle yazışmak veya şifre sıfırlama ekranlarından kişisel bilgi çıkarmaya çalışmak gibi yöntemler hukuka aykırılık riski taşır, hesap sahibini uyarır ve elde edilen bilgiyi tartışmalı hale getirir. Atıf için resmi kanaldan bilgi istenmesi gerekip gerekmediği avukatınızın değerlendireceği bir konudur.
Yorum tuzakları: beğeni, takip ve “çevrimiçi” göstergesi
Sosyal medyadaki etkileşim sinyalleri, ilişki hakkında olduğundan çok daha fazla şey söylüyormuş gibi görünür. Beğeniler, takipler, çevrimiçi göstergeleri ve platform önerileri, aldatma şüphesinde en sık yanlış okunan dijital izlerdir. Ortak özellikleri, bir etkileşimin varlığını gösterip niteliği hakkında hiçbir şey söylememeleridir.
“Aynı anda çevrimiçi” yanılgısı
Mesajlaşma uygulamalarındaki “çevrimiçi” veya “son görülme” bilgisi, iki kişinin birbiriyle yazıştığını göstermez. İki kişinin aynı dakikalarda çevrimiçi görünmesi; her biri başka gruplarla, başka kişilerle yazışırken ya da yalnızca uygulamayı açık bırakmışken de mümkündür. Bildirimler, arka planda çalışan uygulamalar ve aynı hesabın birden fazla cihazda açık olması bu göstergeyi daha da güvenilmez hale getirir.
Bu göstergeyi saatlerce izleyip not etmek hem yanlış bir sonuca götürür hem de sizi kaygıyla beslenen bir izleme döngüsüne sokar. Üstelik bu amaçla pazarlanan “çevrimiçi takip” uygulamalarının bir kısmı platform kurallarını ihlal eder, kendi telefonunuzdaki verilere geniş erişim ister ve kişisel veri açısından ayrı riskler taşır.
Beğeni ve takip
Bir beğeni, bir hesabın bir içerikle bir an etkileşime girdiğini gösterir. Bir takip, iki hesap arasında bir bağlantı kurulduğunu gösterir. İkisi de bir tanışıklığın, ilginin veya ilişkinin niteliği hakkında bilgi vermez; yeni bir iş arkadaşı, eski bir okul arkadaşı, bir müşteri veya rastgele bir hesap da aynı izi bırakır.
Bu sinyallerin değeri ancak başka bulgularla birleştiğinde ortaya çıkar. Eşinizin “tanımıyorum” dediği bir kişiyle herkese açık bir yorum zincirinde uzun süredir samimi bir dille konuştuğunun görülmesi, söylenen ile olgu arasında bir çelişkiye işaret eder. Yine de bu çelişki bir ilişkiyi değil, yalnızca söylenenin doğru olmadığını gösterir.
Algoritma önerileri
“Tanıyor olabileceğin kişiler” gibi öneriler; telefon rehberi, ortak arkadaşlar, aynı ağa bağlanma, konum yakınlığı ve platformun açıklamadığı başka sinyallerle üretilir. Size önerilen bir hesabın eşinizle bağlantılı olduğunu düşünmek anlaşılırdır; ama öneri mantığı şeffaf olmadığı için bunu bir bulgu olarak kullanmak doğru değildir. Size gösterilen bir reklamdan veya önerilen bir sayfadan eşiniz hakkında sonuç çıkarmak da aynı nedenle yanıltıcıdır.
Hikâye görüntüleyenler ve sıralamalar
Bazı platformlarda hikâyeyi görüntüleyenlerin sırası veya arkadaş listesinin sıralaması, etkileşim sıklığına dair bir ipucu gibi yorumlanır. Bu sıralamaların nasıl üretildiği platformlar tarafından tam olarak açıklanmaz ve zaman içinde değişir. Bir sıralamaya dayanarak kurulan bir sonuç, hukuken tartışılabilir bir bulgu değildir; olsa olsa dikkatinizi bir yöne çeken bir işarettir.
Profil değişiklikleri: kaldırılan fotoğraflar, gizlenen listeler
Eşin profilinden ortak fotoğrafları kaldırması, ilişki durumunu gizlemesi, takipçi listesini kapatması ya da hesabını gizliye alması, sosyal medya şüphesinde sık görülen tetikleyicilerdir. Bu değişikliklerin de birden fazla açıklaması vardır: mahremiyet tercihi, iş ortamındaki görünürlük kaygısı, eski paylaşımlardan rahatsız olma ya da ilişkide zaten konuşulan bir kırgınlık.
Profil değişikliği, eşin sosyal medyada nasıl görünmek istediğini gösterir; neden böyle görünmek istediğini göstermez. Değişikliğin tarihini ve önceki görünümü, daha önce herkese açıkken kaydedilmişse, günlüğünüze yazın; ama tek başına bir sonuç çıkarmayın. Böyle bir değişiklik, ancak aynı tarihlerde başlayan başka doğrulanabilir değişikliklerle birlikte anlam kazanır.
Hesaba girmek: TCK 243 ve hukuka aykırı delil
Eşinizin sosyal medya, e-posta veya mesajlaşma hesabına onun izni olmadan girmek, şifreyi bilseniz bile bilişim sistemine girme suçunun konusu olabilir ve bu yolla elde edilen içerik mahkemede delil olarak dikkate alınmaz. Sosyal medyada aldatma şüphesiyle yapılan en yaygın ve en pahalı hata budur.
“Şifresini biliyorum” yanılgısı
Şifreyi bilmek, o şifreyi kullanma yetkisi vermez. Hukuka aykırılık, sisteme girişin hak sahibinin rızasına dayanıp dayanmadığıyla ilgilidir. Eşinizin yıllar önce şifresini size söylemiş olması, ortak bir şifre kullanmanız ya da bir zamanlar birbirinizin telefonuna rahatça bakıyor olmanız, şüphe döneminde gizlice yapılan bir girişe rıza gösterildiği anlamına gelmez.
Rızanın kapsamı ve güncelliği her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Ama pratik bir test işinize yarar: Eşiniz şu anda yanınızda olsaydı ve ne yaptığınızı görseydi, buna izin verir miydi? Cevap “hayır” ise ya da cevabı bilmiyorsanız, o erişim hukuken güvenli değildir.
Açık kalmış oturum, eşleştirilmiş cihaz, “şifremi unuttum”
Ortak bilgisayarda açık kalmış bir oturum, eski bir tablette senkronize olmaya devam eden mesajlar, mesajlaşma uygulamasının web sürümünü eşin telefonuyla gizlice eşleştirmek, “şifremi unuttum” bağlantısıyla eşin telefonuna gelen kodu kullanmak… Bunlar teknik olarak farklı yollar olsa da hukuki soru aynıdır: Hesabın sahibi bu erişime izin verdi mi?
Özellikle cihaz eşleştirme ve kod kullanarak giriş, bilinçli ve planlı bir erişim eylemi içerdiği için ağır bir risk taşır; eşleştirilmiş cihaz üzerinden yazışmaların sürekli izlenmesi ayrıca haberleşmenin gizliliği (TCK m.132) bakımından da değerlendirilebilir. Açık kalmış bir oturumda kendiliğinden görünen içerik bakımından ise mahkemelerin değerlendirmesi somut koşullara göre değişebilir; ama bu bir izin değil, en fazla tartışmalı bir gri alandır. Böyle bir durumla karşılaşırsanız içeriği kopyalamadan, ne gördüğünüzü tarih ve saatle not edip avukatınıza danışın.
Eşiniz telefonunu kendi isteğiyle gösterirse
Rıza, erişimin hukuki niteliğini değiştirir. Eşiniz bir yazışmayı size kendi isteğiyle gösteriyor ya da telefonunu açıp “bak, saklayacak bir şeyim yok” diyorsa, gördüğünüz içerik gizlice erişilmiş içerik değildir. Ancak bu rıza, gösterilen içerikle ve o anla sınırlıdır: Telefon elinizdeyken başka uygulamalara geçmek, mesajları kendinize iletmek ya da ekranın fotoğrafını çekmek rızanın kapsamını aşabilir.
Daha güvenli yol, gördüğünüzü aynı gün, tarih ve saatiyle gözlem günlüğünüze (yorumsuz, tarihli kişisel notlarınıza) yazmak ve kimin, neyi, hangi koşulda gösterdiğini not etmektir. Bu anlatım ileride tanık olarak söyleyeceklerinizin parçası olur; içeriğin kendisine gerekirse avukatınızın değerlendireceği hukuki yollarla ulaşılır.
Neden delil olmaz?
Anayasa m.38/6, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini; HMK m.189/2 ise hukuka aykırı elde edilen delillerin mahkemece dikkate alınamayacağını düzenler. Yargıtay’ın aile hukuku uygulamasında da eşin telefonuna veya hesabına rızası dışında girilerek, şifre aşılarak ya da izleme yazılımıyla elde edilen yazışmaların hukuka aykırı delil sayıldığı yönünde genel bir eğilim görülür.
Mesaj kutusundaki içerik ne kadar açık olursa olsun, yanlış yoldan elde edildiğinde dosyada işe yaramaz. Üstelik karşı tarafa, sizin aleyhinize suç duyurusunda bulunma ve kusur tartışmasını tersine çevirme imkânı verir. Mesajlaşma uygulamalarındaki ayrımın ayrıntısı için WhatsApp ve telefon mesajlarının delil değeri rehberine bakabilirsiniz.
| Davranış | Olası suç tipi | Delilin akıbeti | Daha güvenli alternatif |
|---|---|---|---|
| Eşin şifresini kullanarak hesabına girmek | TCK m.243 | Hukuka aykırı delil | Herkese açık içeriği belgelemek |
| Mesajlaşma uygulamasının web sürümünü eşin telefonuyla gizlice eşleştirmek | TCK m.243, m.132 | Hukuka aykırı delil | Size gelen mesajları kendi cihazınızda korumak |
| Telefona izleme veya casus uygulaması kurmak | TCK m.243, m.244, m.132–134 | Hukuka aykırı delil | Gözlem günlüğü ve kamuya açık alanda saha gözlemi |
| “Şifremi unuttum” ile eşin telefonuna gelen kodu kullanmak | TCK m.243 | Hukuka aykırı delil | Avukatla delil tespiti seçeneklerini konuşmak |
| Eşin hesabından mesajları kendinize iletmek veya silmek | TCK m.243, m.244, m.132 | Hukuka aykırı delil; delil karartma şüphesi | İçeriğe hiç dokunmamak |
| Ele geçirilen yazışmaları başkalarıyla paylaşmak | TCK m.132, m.134, m.136 riski | Ek suç riski; kişilik hakkı ihlali | Paylaşmamak, yalnızca avukatınıza anlatmak |
Sahte hesapla iletişime geçmek: üç katmanlı risk
Sahte bir hesapla eşinize, onun görüştüğünü düşündüğünüz kişiye ya da ortak tanıdıklara yaklaşmak, şüpheyi doğrulamanın kestirme yolu gibi görünür. Gerçekte bu yöntem hukuki, delil ve kişisel düzeyde üç ayrı risk taşır ve çoğu zaman elinize geçen bilgiyi sizin aleyhinize çevirir.
Hukuki risk
Sahte hesap gerçek bir kişinin fotoğrafları veya bilgileriyle açılmışsa, o kişinin kişilik haklarına ve kişisel verilerine müdahale anlamına gelir. Bu durumda TMK m.24 kapsamında hukuki sorumluluk ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya yayılması (TCK m.136) tartışması doğabilir.
Hesap, eşe veya üçüncü kişiye ısrarla mesaj atmak için kullanılırsa TCK m.123/A (ısrarlı takip) riski ortaya çıkar; bu suç tipi, haberleşme araçları veya bilişim sistemleri üzerinden ısrarla iletişim kurmaya çalışmayı da kapsar. Sahte hesapla şifre veya doğrulama kodu istenmesi doğrudan TCK m.243 alanına girer. Tehdit ya da şantaj içeren her mesaj ise ayrıca TCK m.106 ve m.107 kapsamında değerlendirilir.
Delil riski
Sahte hesapla elde edilen bir yazışma, kışkırtma itirazına açıktır. Karşı taraf, iletişimi sizin kurguladığınız bir hesabın başlattığını, kendisinin yönlendirildiğini ve bu ortamın gerçek davranışını yansıtmadığını ileri sürecektir. Aldatıcı bir yöntemle elde edildiği için hukuka uygunluğu da tartışmalı hale gelir; mahkemenin bu yazışmayı hiç dikkate almaması ya da düşük değer vermesi sürpriz olmaz.
Daha temel bir sorun da var: Sahte hesaba gelen yanıt, eşinizin sizin dışınızdaki biriyle gerçekte ne yaptığını değil, kurgulanmış bir uyarana nasıl tepki verdiğini gösterir. Aradığınız soru “bir ilişki var mı?” iken elde ettiğiniz cevap, “bir tuzağa yanıt verir mi?” sorusunun cevabıdır. Bu iki soru aynı değildir. Konunun etik ve hukuki boyutu tuzak kurarak delil toplamanın riskleri yazısında ayrıca ele alınıyor.
Kişisel ve ilişkisel risk
Sahte hesap fark edildiğinde, dosyanın merkezine eşinizin davranışı yerine sizin davranışınız oturur. Güveni sarsan ve aldatıcı bir yönteme başvurmuş olmanız, kusur değerlendirmesinde aleyhinize ileri sürülebilir. Platform sahte hesabı kapatırsa, o hesap üzerinden gördüğünüz her şey bir anda erişilemez olur.
Üstelik eşiniz izlendiğini fark ettiğinde hesaplarını kapatır, içerik siler, davranışını değiştirir. Meşru yollardan elde edilebilecek herkese açık izler de böylece kaybolur. Kısa yoldan bir cevap ararken, uzun yoldan elde edilebilecek bütün bulguları tüketmiş olursunuz.
Madalyonun öbür yüzü: kendi hesaplarınızı güvene almak
Sosyal medya şüphesi her zaman tek yönlü değildir. Ayrılık ihtimalinin konuşulduğu dönemlerde taraflardan biri diğerinin hesaplarına erişmeye çalışabilir. Kendi hesaplarınızı ve cihazlarınızı kontrol etmek tamamen hukuka uygundur ve iki işe yarar: mahremiyetinizi korur ve olası bir yetkisiz erişimi fark etmenizi sağlar.
Kendi hesaplarınız için şu kontrolleri yapabilirsiniz:
- Hesap ayarlarındaki “giriş yapılan cihazlar” veya “aktif oturumlar” bölümünü inceleyin; tanımadığınız oturumları not edin.
- Mesajlaşma uygulamalarınızdaki “bağlı cihazlar” listesine bakın.
- Şifrelerinizi, eşinizin bilmediği ve başka hiçbir hesapta kullanmadığınız şifrelerle değiştirin.
- İki aşamalı doğrulamayı açın; doğrulama kodlarının yalnızca sizin telefonunuza ve e-postanıza gittiğinden emin olun.
- Ortak kullanılan bilgisayar, tablet ve bulut hesaplarındaki oturumlarınızı kapatın; fotoğraf yedeklemenizin ortak bir hesaba gidip gitmediğini kontrol edin.
- Telefonunuzda tanımadığınız bir uygulama, yönetici izni veya yapılandırma profili varsa, kendiniz silmeden önce bir uzmana inceletmeyi düşünün.
Yetkisiz bir erişim fark ederseniz, oturumu kapatmadan önce o ekranın kaydını alın: giriş tarihi, cihaz türü ve platformun gösterdiği yaklaşık konum gibi bilgiler, bu kez sizin açınızdan TCK m.243 kapsamında bir başvurunun dayanağı olabilir. Ardından oturumu kapatın, şifrenizi değiştirin ve durumu avukatınıza bildirin. Telefonunuzda izleme yazılımı bulunduğundan şüpheleniyorsanız, cihazı sıfırlamak delili de yok edebileceği için önce kayıt altına almak daha doğru bir sıralamadır.
Ekran görüntüsü neden tek başına zayıf bir delildir?
Ekran görüntüsü, HMK m.199 anlamında elektronik bir belgedir ve mahkemeye sunulabilir; ama karşı taraf itiraz ettiğinde tek başına ayakta kalması zordur. Çünkü bir ekran görüntüsü içeriğin nerede, ne zaman ve kim tarafından yayımlandığını değil, yalnızca bir ekranda bir anda neyin göründüğünü gösterir.
| Zayıflık | Neden önemli? | Nasıl telafi edilir? |
|---|---|---|
| Kolay düzenlenebilir | Tarayıcı araçları veya görüntü düzenleyicilerle metin, isim ve saat dakikalar içinde değiştirilebilir | Kaynağa giden URL, kesintisiz ekran kaydı, gerekirse noter veya mahkeme tespiti |
| Bağlamı keser | Bir yazışmanın öncesi ve sonrası, anlamı tamamen değiştirebilir | Konuşmanın tamamını kesintisiz ekran kaydıyla kaydetmek |
| Kaynağı göstermez | Hangi hesapta, hangi adreste yayımlandığı belli değildir | Tam URL, kullanıcı adı ve profil sayfası kaydı |
| Zamanı belirsizdir | “3 sa”, “2 g” gibi göreli ifadeler ancak çekildiği güne göre anlam taşır | Mutlak tarih-saat ve kaydın alındığı anın ayrıca not edilmesi |
| Hesap kimliği değişebilir | Kullanıcı adı ve görünen ad sonradan değiştirilebilir | Profil sayfasının ayrıca kaydedilmesi, hesabın değişmeyen bilgilerinin not edilmesi |
| Üst veri (metadata) zayıftır | Dosya içeriğin değil, cihaz ekranının görüntüsüdür; mesajlaşma uygulamalarıyla iletildiğinde üst veri çoğunlukla silinir ve görüntü sıkıştırılır | Orijinal dosyayı ilk cihazda saklamak, hash değeri almak |
| İçerik silinince doğrulanamaz | Karşı taraf “böyle bir paylaşım olmadı” derse karşılaştırılacak kaynak kalmaz | Arşiv kaydı, tanık, delil tespiti |
Bu zayıflıklar ekran görüntüsünü değersiz kılmaz. Uygulamada ekran görüntüleri sıkça dosyaya girer ve karşı taraf içeriği kabul ederse ciddi bir sorun çıkmaz. Sorun, inkârla başlar: Bu noktada mahkeme bilirkişi incelemesine başvurabilir, ilgili cihazın incelenmesi gündeme gelebilir. Elinizde yalnızca bir ekran görüntüsü varsa, bu inceleme çoğu zaman sonuçsuz kalır.
Ekran görüntüsünü güçlü kılan şey, onu çevreleyen kayıtlardır. Aynı içeriğin URL’si, mutlak tarih-saati, kaynağa gidişi gösteren bir ekran kaydı, alındığı anda hesaplanmış bir hash değeri ve mümkünse bağımsız bir arşiv kaydı birlikte sunulduğunda, ekran görüntüsü artık tek başına bir resim değil, doğrulanabilir bir delil paketinin parçası olur.
Karşı tarafın en sık üç itirazı
Sosyal medya içeriği dosyaya girdiğinde, karşı taraf genellikle üç itirazdan birini ileri sürer. Bunları önceden bilmek, kaydı alırken neye dikkat etmeniz gerektiğini gösterir.
- “Bu görüntü sahte.” Cevabı; kaynağa giden URL, adres çubuğu görünen ekran kaydı, hash değeri ve varsa arşiv kaydıdır. Bilirkişi incelemesine dayanabilen bir paket, tek bir görüntüden çok daha zor itiraz görür.
- “Bu hesap benim değil.” Cevabı; hesabın profil sayfası, hesabın uzun süredir kullanıldığını gösteren eski paylaşımlar ve kişiyi hesapla ilişkilendiren diğer bulgulardır. Kullanıcı adının sonradan değişmiş olabileceğini de hesaba katın.
- “O fotoğraf eski.” Cevabı; paylaşım tarihine ek olarak fotoğrafın içindeki zaman ipuçlarının (mevsim, dekor, etkinlik, araç, saç ya da kıyafet) başka kaynaklarla karşılaştırılmasıdır. Bu itiraz, paylaşım tarihinin çekim tarihi olmadığını hatırlatır.
URL, tarih, arşiv ve hash: içeriği delil olarak korumanın yöntemi
Bir içeriği delil olarak korumak, onu kaynağıyla, zamanıyla ve bütünlüğüyle birlikte kaydetmek demektir. Aşağıdaki yöntem, herkese açık veya size meşru biçimde gösterilen bir içeriğe rastladığınız anda uygulanabilecek, ileri teknik bilgi gerektirmeyen bir sıralamadır. Sırası önemlidir, çünkü sosyal medya içerikleri dakikalar içinde silinebilir.
Adım adım koruma
- Önce dokunmayın. İçeriği beğenmeyin, yorum yazmayın, hesabı takip etmeyin, mesaj atmayın. Bazı platformlar belirli içerik türlerinde ekran görüntüsü alındığında içerik sahibine bildirim gönderebilir; bu türlerde ekran kaydına geçmeden önce düşünün.
- Tam URL’yi kaydedin. Paylaşımın kendi kalıcı bağlantısını (genellikle paylaşım menüsündeki “bağlantıyı kopyala” seçeneği) ve profilin adresini ayrı ayrı bir metin dosyasına yapıştırın.
- Hesap kimliğini kaydedin. Kullanıcı adını, görünen adı ve profil sayfasını kayda alın. Kullanıcı adının sonradan değişebileceğini hesaba katarak profilin genel görünümünü de kaydedin.
- Mutlak tarih-saati not edin. Göreli zaman ifadesini (“3 sa”) değil; masaüstü tarayıcıda zaman ifadesinin üzerine gelindiğinde birçok platformun gösterdiği tam tarih-saati yazın. Kendi kaydınızı aldığınız anı ve saat dilimini de ayrıca not edin.
- Kesintisiz ekran kaydı alın. Tarayıcının adres çubuğu görünür haldeyken sayfayı açmaktan başlayarak içeriğe kaydırın, gerekiyorsa profile geçin; tek parça, kesintisiz bir video alın. Bu kayıt, içeriğin hangi adreste ve hangi bağlamda göründüğünü tek bir dosyada toplar.
- Tam sayfa kaydı ve ekran görüntülerini alın. Tarayıcının sayfayı PDF olarak yazdırma veya tam sayfa kaydetme özelliğini kullanın; ekran görüntülerini bunun yanında, tamamlayıcı olarak alın.
- Uygunsa bağımsız bir arşiv kaydı ekleyin. Internet Archive’ın Wayback Machine’i gibi hizmetler herkese açık sayfaların tarih damgalı kopyasını saklayabilir. Aşağıda anlatılan sınırlarını dikkate alın.
- Hash değerini hesaplayın. Kaydettiğiniz her dosyanın SHA-256 hash değerini alın ve dosya adı, tarih ve saatle birlikte bir kayıt formuna yazın.
- Orijinalleri ayırın. Orijinal dosyaları ayrı bir klasöre veya harici bir diske koyun ve onlara bir daha dokunmayın; inceleme yaparken yalnızca kopyalarla çalışın.
- Kayıt formunu tamamlayın. Kaydı kimin, ne zaman, hangi cihaz ve hangi hesapla, hangi adımları izleyerek aldığını kısaca yazın.
Hash nedir ve ne işe yarar?
Hash (özet değer), bir dosyanın içeriğinden matematiksel olarak hesaplanan sabit uzunlukta bir parmak izidir; dosyada tek bir piksel ya da tek bir harf değişse bile tamamen farklı bir değer üretir. Delil korumada en yaygın kullanılan algoritma SHA-256’dır. Aynı dosya için yıllar sonra yeniden hesaplanan değer, ilk değerle birebir aynıysa dosya o süre içinde değişmemiştir.
Hash almak için ek bir programa gerek yoktur:
- macOS: Terminal’de
shasum -a 256 dosya-adi.mp4 - Windows: Komut İstemi’nde
certutil -hashfile dosya-adi.mp4 SHA256ya da PowerShell’deGet-FileHash dosya-adi.mp4 -Algorithm SHA256 - Linux:
sha256sum dosya-adi.mp4
Çıkan uzun karakter dizisini, dosya adı ve hesaplama tarihiyle birlikte kayıt formunuza yazın. Dosyayı avukatınıza teslim ederken hash listesini de verin; avukatınız veya bilirkişi aynı komutla dosyanın değişmediğini doğrulayabilir.
Hash’in neyi kanıtlamadığını bilmek de önemlidir. Hash, dosyanın hesaplandığı andan sonra değişmediğini gösterir; dosyanın içindeki görüntünün gerçek olduğunu, yani ekran görüntüsü alınmadan önce sayfanın düzenlenmediğini göstermez. Bu yüzden hash; URL, ekran kaydı ve arşivle birlikte anlam kazanır. Konunun ayrıntısı delil zinciri (chain of custody) yazısında anlatılıyor.
Arşivin sınırları
Bağımsız arşiv hizmetleri değerli bir ikinci kaynaktır; ama üç sınırı vardır. Birincisi, giriş yapılmasını gerektiren içerikleri ve birçok sosyal ağ sayfasını eksik ya da hiç arşivleyemezler. İkincisi, bu arşivler çoğunlukla herkese açıktır: Bir kişinin özel hayatına ilişkin bir içeriği kamuya açık bir arşive eklemek, o içeriğin yayılmasına katkıda bulunmak anlamına gelebilir. Üçüncüsü, arşivlenen sürüm ile sizin gördüğünüz sürüm arasında farklar olabilir.
Bu nedenle arşiv kaydı kendi kayıtlarınızın yerini tutmaz, onları destekler. Hassas içeriklerde öncelik kendi yerel kayıtlarınızdır; kamuya açık arşiv ancak içerik zaten geniş bir kitleye açıksa ve avukatınızla değerlendirdiyseniz düşünülmelidir.
Noter tespiti ve mahkeme yoluyla delil tespiti
Kritik bir içerikte, kendi kayıtlarınıza ek olarak resmi bir tespit düşünülebilir. Uygulamada noterler, internet sayfası veya sosyal medya içeriğini kendi ekranlarında açıp tutanağa bağlayan tespit işlemleri yapmaktadır. HMK m.400 ve devamı ise dava açılmadan önce veya dava sırasında, bir delilin kaybolma tehlikesi gibi hallerde mahkemeden delil tespiti istenmesine imkân verir; bu yol bilirkişi incelemesiyle birlikte gündeme gelebilir.
Platformlardan doğrudan kullanıcı verisi istemek ise, özellikle yurt dışında yerleşik şirketler söz konusu olduğunda uzun ve sonucu belirsiz bir süreçtir. Bu nedenle içeriği gördüğünüz anda korumak, sonradan platformdan istemeye çalışmaktan çok daha güvenilirdir. Hangi resmi yolun uygun olduğuna avukatınızla birlikte karar verin.
Size gelen mesajlar için: kendi verinizi indirin
Eşinizle ya da üçüncü bir kişiyle kendi hesabınız üzerinden yazıştıysanız, bu yazışmaların tarafı sizsiniz. Birçok platform, hesap ayarlarından kendi verilerinizi indirmenize imkân verir. Bu indirme dosyası, ekran görüntüsüne kıyasla daha bütünlüklü bir kayıttır ve tarih-saat bilgilerini daha düzenli içerir. İndirdiğiniz dosyanın da hash değerini alın ve değiştirmeden saklayın.
Dikkat edilmesi gereken nokta, kullanım biçimidir. Bu yazışmaları kendi davanızda delil olarak sunmak ile kamuya açmak farklı şeylerdir. TCK m.132, kişinin kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini karşı tarafın rızası olmadan hukuka aykırı biçimde alenen ifşa etmesini de suç olarak düzenler.
Kontrol listesi: İçerikle karşılaştığınız ilk 30 dakika
- [ ] İçeriğe hiçbir tepki vermedim (beğeni, yorum, takip, mesaj).
- [ ] Paylaşımın kalıcı bağlantısını ve profil adresini ayrı ayrı kaydettim.
- [ ] Kullanıcı adını, görünen adı ve profil sayfasını kayda aldım.
- [ ] Göreli zaman yerine mutlak tarih-saati ve kendi kayıt anımı not ettim.
- [ ] Adres çubuğu görünür halde kesintisiz bir ekran kaydı aldım.
- [ ] Tam sayfa kaydını ve tamamlayıcı ekran görüntülerini aldım.
- [ ] Tüm dosyaların SHA-256 hash değerini hesaplayıp kayıt formuna yazdım.
- [ ] Orijinal dosyaları ayrı ve dokunulmayacak bir yerde sakladım.
- [ ] Hiçbir dosyayı kimseyle paylaşmadım; avukatımla görüşme planı yaptım.
Mahkeme sosyal medya içeriğine nasıl bakar?
Hukuk yargılamasında sosyal medya içeriği belge niteliğindedir ve hâkim tarafından diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Belirleyici olan üç sorudur: İçerik hukuka uygun elde edildi mi, içerik gerçek ve değiştirilmemiş mi, içerik ileri sürülen iddiayı gerçekten destekliyor mu?
Aile hukuku dosyalarında sosyal medya bulgusu çoğunlukla sadakat yükümlülüğü (TMK m.185) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166) çerçevesinde, kusur değerlendirmesinin bir parçası olarak tartışılır. Başka biriyle romantik yakınlık izlenimi veren herkese açık paylaşımlar veya yorumlar bu çerçevede ileri sürülebilir. Zina iddiası (TMK m.161) ise çok daha ağır bir ispat gerektirir ve sosyal medya içeriği bu iddiayı tek başına taşımakta çoğu zaman yetersiz kalır.
İspat yükü iddia edendedir (TMK m.6; HMK m.190). Bu, sosyal medya bulgusunu sunan tarafın, içeriğin gerçekliğini ve iddiayla bağlantısını da göstermeye hazır olması gerektiği anlamına gelir. Teknik ayrıntılar, imaj alma ve bilirkişi süreci için dijital delilin mahkemede kabulü yazısı daha kapsamlı bir çerçeve sunuyor.
| İçerik türü | Tipik ispat gücü | Güçlendiren | Zayıflatan |
|---|---|---|---|
| Eşin kendi herkese açık paylaşımı (başka biriyle romantik içerik) | Görece güçlü | URL, arşiv, tanık, tarihle uyumlu başka bulgu | Silinmesi, paylaşım ve çekim tarihi farkı |
| Üçüncü kişinin herkese açık paylaşımında eşin görünmesi | Orta | Mekân ve tarih eşleşmesi, ek saha gözlemi | Fotoğrafın eski olması, kimlik belirsizliği |
| Herkese açık yorum ve yanıt zinciri | Orta ile zayıf arası | Uzun süreli, tutarlı ve samimi dil | Tek yorum, şaka ihtimali, bağlam eksikliği |
| Beğeni, takip, çevrimiçi göstergesi | Çok zayıf | Başka bulgularla birleşmesi | Tek başına bir ilişki göstermemesi |
| Size gönderilen mesajlar (kendi hesabınız) | Güçlü olabilir | Veri indirme dosyası, hash, bütünlük | Kesilmiş ekran görüntüsü, bağlam eksikliği |
| Eşin hesabına girilerek alınan yazışma | Kullanılamaz | — | HMK m.189/2; suç riski |
| Sahte hesapla elde edilen yazışma | Tartışmalı ve zayıf | — | Kışkırtma itirazı, hukuka uygunluk tartışması |
Tablodaki ortak çizgi şudur: Sosyal medya bulgusu nadiren tek başına sonuç doğurur. En güçlü haliyle bile bir kronolojinin parçasıdır; tanık beyanları, kamuya açık alanda yapılan gözlemler, ortak hesap kayıtları ve tarafların beyanlarıyla birlikte anlam kazanır. Bu nedenle sosyal medya incelemesi çoğu dosyada ayrı bir iş değil, daha geniş bir doğrulama planının dijital ayağıdır. Davranışsal işaretleri böyle bir plana nasıl dönüştüreceğinizi aldatmanın belirtileri ve şüpheyi doğrulama yazısında bulabilirsiniz.
Zamanlama: içerik dosyaya ne zaman girer?
Hukuk yargılamasında deliller kural olarak dava ve cevap dilekçelerinde gösterilir; hangi vakıanın hangi delille ispat edileceği baştan bildirilir. Bu nedenle sosyal medya bulgusunu dava açıldıktan sonra toplamaya çalışmak, hem içeriğin çoktan silinmiş olması hem de usul açısından gecikme riski taşır.
Öte yandan dava öncesinde bulgu toplamak da avukatın stratejisiyle uyumlu olmalıdır, çünkü hangi iddianın ileri sürüleceği hangi içeriğin dosyaya gireceğini belirler. Pratik ayrım şudur: Silinme riski taşıyan içerik gördüğünüz anda korunur; hangi kayıtların dosyaya ekleneceğine, hangisinin hiç kullanılmayacağına ise avukatınızla birlikte karar verilir.
Sık yapılan hatalar
Sosyal medyada yapılan hataların çoğu ilk birkaç dakikada, heyecan ve öfkeyle yapılır. Aşağıdaki hatalar, hukuka uygun elde edilebilecek bir bulguyu bile kullanılamaz hale getirebilir.
- Ekran görüntüsünü tek kayıt saymak. URL’siz, tarihsiz ve hash’siz bir ekran görüntüsü, ilk inkârda zayıf kalır. Görüntüyü, kaynağa giden yolu gösteren kayıtlarla birlikte alın.
- İçeriğe tepki vermek. Bir beğeni, yanlışlıkla bırakılan bir yorum ya da takip isteği, karşı tarafı uyarır; içerik silinir, hesap kapanır.
- Göreli zamanı not etmek. “5 saat önce” ifadesi, kaydın alındığı an bilinmeden hiçbir şey ifade etmez. Mutlak tarih-saati ve kendi kayıt anınızı yazın.
- Orijinali değiştirmek. Kırpmak, üzerine işaret çizmek, filtre uygulamak ya da yeniden adlandırıp tekrar kaydetmek bütünlüğü bozar. Düzenleme gerekiyorsa yalnızca kopya üzerinde yapın.
- Açık kalan oturumdan “hızlıca” kopyalamak. Eşin açık kalmış hesabından yazışma kopyalamak, bir gri alanı bilinçli bir erişime dönüştürür; elde edilen içeriğin hukuka uygunluğu tartışmaya açılır.
- Sahte hesap açmak veya arkadaşa takip ettirmek. İki yöntem de aldatıcı erişimdir; kışkırtma itirazı, kişisel veri ve ısrarlı takip riskleri doğurur.
- Bulguyu ifşa etmek. Ekran görüntülerini sosyal medyada paylaşmak veya ortak arkadaşlara göndermek; TCK m.132 ve m.134 kapsamında risk, kişilik hakkı ihlali tartışması ve dosyada aleyhinize bir olgu yaratır.
- Üçüncü kişiye mesaj atmak. Eşinizin görüştüğünü düşündüğünüz kişiye öfkeyle yazmak, ısrarlı takip (TCK m.123/A), tehdit (m.106) veya şantaj (m.107) tartışması doğurabilir ve sizi şikâyet edilen taraf yapabilir.
- “Çevrimiçi takip” uygulamalarına güvenmek. Bu uygulamalar yanlış sonuç üretir, kendi verilerinizi riske atar ve sizi bitmeyen bir izleme döngüsüne sokar.
- Dosyaları mesajlaşma uygulamasıyla göndermek. Görseller ve videolar iletilirken sıkıştırılabilir ve üst verisini kaybedebilir. Avukatınıza orijinal dosyaları, hash listesiyle birlikte ve değiştirilmemiş haliyle teslim edin.
Avukatınıza ne götürmelisiniz?
Avukatınızla ilk görüşmeye düzenli ve bütünlüğü korunmuş küçük bir paketle gitmek, dağınık bir ekran görüntüsü yığınıyla gitmekten çok daha verimlidir. Avukatın ilk soruları genellikle aynıdır: Bu içeriğe nasıl ulaştınız, ne zaman kaydettiniz, orijinali nerede ve iddiayla bağlantısı ne?
Paket, bu soruların cevabını önceden vermelidir. İyi hazırlanmış bir paket, avukatın delil tespiti, noter tespiti, tanık listesi veya ek saha çalışması gibi seçenekleri daha hızlı değerlendirmesini sağlar. Ayrıca hangi içeriğin dosyaya hiç girmemesi gerektiğini de baştan görmesine yardım eder.
Kontrol listesi: Avukata teslim paketi
- [ ] Tarih sırasına dizilmiş, bir iki sayfalık kısa bir kronoloji
- [ ] Her içerik için URL, profil adresi, mutlak tarih-saat ve kayıt anı
- [ ] Orijinal ekran kayıtları, tam sayfa kayıtları ve ekran görüntüleri (sıkıştırılmamış)
- [ ] Tüm dosyaların SHA-256 hash listesi
- [ ] Varsa arşiv kayıtlarının bağlantıları ve alınma tarihleri
- [ ] İçeriği nasıl gördüğünüze dair kısa bir beyan: hangi hesapla, hangi cihazla, hangi tarihte
- [ ] İçeriği sizinle birlikte gören veya ayrıca bilgisi olan kişilerin listesi
- [ ] Kendi gözlem günlüğünüzün ilgili bölümü
- [ ] Herhangi bir hesaba, cihaza veya kapalı içeriğe erişim yapılıp yapılmadığına dair dürüst bir not
Pakete ne girmeyeceği de önemlidir. Üçüncü kişinin ailesine, işine veya geçmişine ait ve sorunuzla ilgisi olmayan yüzlerce ekran görüntüsü dosyayı güçlendirmez; tersine asıl bulguyu gölgeler ve kişisel veri tartışması açar. Hipotezle bağlantılı olanı seçin, gerisini dışarıda bırakın.
Listenin son maddesi rahatsız edici gelebilir; ama en önemlisidir. Daha önce eşinizin hesabına girdiyseniz veya telefonuna baktıysanız bunu avukatınızdan saklamayın. Avukat, bu durumu bilerek hangi delilin kullanılabileceğini, hangisinin dosyadan uzak tutulması gerektiğini ve olası riskleri nasıl yöneteceğini planlayabilir. Bilmediği bir risk ise karşı tarafın elinde sürpriz bir koza dönüşür.
Kanıt Dedektiflik bu süreçte ne yapar?
Sosyal medya incelemesinde Kanıt Dedektiflik yalnızca herkese açık kaynaklarla çalışır. Talebiniz önce Hukuka Uygunluk Ön Testi’nden geçer: hesap erişimi, şifre kırma, silinmiş mesaj kurtarma, sahte profille yaklaşma veya kimlik taklidiyle bilgi alma talepleri kabul edilmez. Kabul edilen dosyada, hipotezle ilgili herkese açık içerik açık kaynak araştırması yöntemleriyle incelenir; her içerik URL, mutlak tarih-saat, ekran kaydı ve hash değeriyle kayda alınır, sorunuzla ilgisi olmayan kişisel veriler dosyaya alınmaz.
Dijital bulgular gerektiğinde kamuya açık alanda yapılan saha gözlemiyle eşleştirilir; çünkü bir paylaşımın tarihini veya söylenen bir şeyin doğruluğunu çoğu zaman sahadaki gözlem teyit eder. Sonuçlar, Kanıt Yöntemi’ne uygun olarak kronoloji, ekler, yöntem beyanı ve bütünlük listesini içeren bir Delil Dosyası halinde, avukatınıza brifingle birlikte teslim edilir. Herkese açık kaynaklarda hipotezi destekleyen bir şey bulunmazsa bu da açıkça raporlanır.
Yöntemin ayrıntıları dijital iz ve açık kaynak araştırması ile sadakat ve aldatma araştırması sayfalarında yer alıyor. Hukuki değerlendirme ve dava stratejisi her zaman avukatınızındır.
Ekranda bir şey gördüğünüzde: altı kural
Sosyal medyada bir şeyle karşılaştığınız an, çoğu zaman en az hazırlıklı olduğunuz andır. Aşağıdaki altı kuralı ezberlemek, o anı bir krizden bir kayda çevirir.
- Görün, dokunmayın. Tepki vermeyin; içeriğin sahibine sizin gördüğünüzü belli etmeyin.
- Kaynağıyla kaydedin. URL ve profil adresi olmadan alınmış bir kayıt, yarım bir kayıttır.
- Zamanı mutlak yazın. İçeriğin tarih-saatini ve kendi kayıt anınızı ayrı ayrı not edin.
- Hash alın, orijinali ayırın. Dosyanın parmak izini çıkarın ve orijinale bir daha dokunmayın.
- Kapıyı zorlamayın. Şifre, açık oturum, eşleştirilmiş cihaz, sahte hesap yok; kapalı olan kapalı kalır.
- Tek başınıza yorumlamayın. Kaydı gözlem günlüğünüze ve kronolojiye yerleştirin; anlamını avukatınızla birlikte değerlendirin.
Sosyal medya, şüphenin en hızlı büyüdüğü yerdir; delilin en kolay kaybolduğu yer de orasıdır. Bir içeriği doğru korumak birkaç dakikanızı alır. Yanlış yoldan elde edilmiş bir içeriğin doğurduğu hukuki sonuçlarla uğraşmak ise aylarınızı alabilir. Şüpheyle karşılaştığınız ilk anda soğukkanlı kalıp doğru kaydı almak, sonraki her adımın zeminini oluşturur.
Kaynaklar ve mevzuat
Bu konuyla ilgili hizmetler
Dijital İz ve OSINT Araştırması
Kamuya açık dijital izleri hukuka uygun yöntemlerle toplar, doğrular ve avukatınızın kullanabileceği, bütünlüğü kanıtlanabilir bir rapora dönüştürürüz.
İnceleSadakat ve Aldatma Araştırması
Şüpheyle yaşamak da, yanlış bir kanaatle karar vermek de ağırdır. Aldatma şüphenizi hukuka uygun yöntemlerle sınıyor, sonucu ne olursa olsun gerekçeli bir netliğe dönüştürüyoruz.
İncele

